Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4062 E. 2015/10829 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4062
KARAR NO : 2015/10829
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : NAZİLLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2015
NUMARASI : 2014/41-2015/25

Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2015 tarih ve 2014/41-2015/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı A.. K..’ın davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı A.. K..’ın sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği, şirketin de herhangi bir faaliyetinin olmadığını, ortaklar arasında da devam eden davalar bulunduğunu, birlikteliğin anlamı kalmadığını ileri sürerek şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiştir.
Davalı A.. K.. vekili; davalının yetkili müdür sıfatını taşıdığını, asıl davacının sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediğini, yöneticilik görevini kötüye kullandığını ve şirketin içini boşalttığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsmaına göre; davacının limited şirketin ortağı ve tek başına temsile yetkili müdürü olduğu, şirket ana sözleşmesinde ortaklıktan çıkmaya ilişkin hüküm bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 638/2 hükmüne göre haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklık çıkma talebinde bulunulabileceği, davacının şirketin müdürü olarak ödenmeyen sermaye borçlarının ifası için TTK m. 623/3 uyarınca yasal yollara başvurma hakkına sahip olduğu, şirketin uzun süredir faaliyet göstermemesinin haklı sebep teşkil etmediği, çoğunluk hissesine sahip davacının isteğinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.