YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4102
KARAR NO : 2015/12210
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2014 tarih ve 2014/380-2014/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 20.08.2009 tarihinde belirsiz süreli bir acentelik sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin 02.02.2012 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ve sözleşmede belirtilen ihbar süresine uyulmaksızın feshedildiğini, fesih işlemi sonucunda müvekkilinin ciddi bir ticari itibar ve portföy kaybına uğradığını ileri sürerek, yoksun kalınan kar ve denkleştirme işlemi (portföy tazminatı) sebebiyle şimdilik 1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, maddi tazminat talebini ıslahen 26.510,50 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı acentenin yıllar itibariyle hasar prim oranının arttığını, müvekkilinin iznini almadan bir başka sigorta şirketinin acenteliğini yaptığını, defalarca yeni sigortalanacak araçların görülerek fotoğraflanıp arşivlenmesi istenmişse de davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinde hasar prim oranının mutlaka belirli bir seviyede tutulması gerektiği ve bu seviyenin aşılması halinde sözleşmenin feshine haklı bir neden oluşturacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, davacının 07/03/2005 tarihinden itibaren …., 08/02/2010 tarihinden itibaren …., 25/09/2009 tarihinden itibaren de ….’nin acenteliğini yaptığı, davalı ile akdetmiş olduğu sigorta acenteliği sözleşmesinden önce de başka sigorta şirketlerinin acentesi olduğu, davalının bu duruma uzun müddet ses çıkarmadığı, zımni olarak kabul ettiği, yeni sigortalanacak araçların fotoğraflanması konusunda bütün acentelere genel nitelikte bilgilendirme maili gönderilmiş ise de fotoğraflamanın yapılmaması durumunda ne gibi bir işlem yapıldığına ilişkin somut bir delilin dosyada bulunmadığı, fesih bildirimi haksız olduğundan davacının portföy tazminatı talebinde bulunabileceği, acentelik sözleşmesinin sona ermesi halinde hükmedilecek portföy tazminatının en son iki yılda elde edilen kazancın yıllık ortalaması tavan olmak üzere hesaplanacağı gerekçesi ile maddi tazminat açısından 26.510,50 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.357,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.