Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4126 E. 2015/11112 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4126
KARAR NO : 2015/11112
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/11/2009
NUMARASI : 2008/137-2009/253

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2008/137-2009/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “S.” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “P. S.” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, başvuruya itirazlarının önce Markalar Dairesi Başkanlığınca nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2008-M-514 sayılı kararının iptaline, tescili halinde 2006/29196 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı başvuru ile davacı markası arasında işaret ve kapsamlarındaki mal/hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, “S.” sözcüğünün ayırım gücü zayıf bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile davalı başvurusu “S.” ismi ve algısı etrafında birleştiği gibi, okunuş ve görünüm itibariyle de ortalama tüketicinin kulağında, gözünde, genel izleniminde en azından çağrışım ve bağlantı kurulması suretiyle bir yanılgıya yol açacağı, davacının “S.” tek veya asıl unsurlu markaları ile 30/16, 17,18 ve 43/01, 02 sınıf ve alt gruplar hariç mal ve hizmetler yönünden bire bir örtüşme mevcut olduğu, davalının 30/17 ve 30/18 alt gruplarda yer alan emtialar ve 43/02 alt grupta yer alan hizmetler açısından ise benzerlik bulunmadığı, ancak davacı markasının tanınmış marka olduğu, bu nedenle bağlantılı sektörlerde yer alan 30/17, 18 43/02. sınıf ve alt grupta yer alan mal ve hizmetlerin tüketicileri tarafından çağrışım ve ilişkilendirilmesi ihtimali ve davalının ”S.” markasının itibarından haksız faydalanması veya onun itibarına zarar vermesinin söz konusu olabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 2008-M-514 sayılı kararının iptaline, 2006/29196 sayılı başvuru hükümden düştüğünden ve tescil edilmediğinden, hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalı TPE’den peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.