YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4189
KARAR NO : 2015/11212
KARAR TARİHİ : 28.10.2015
MAHKEMESİ : EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/12/2014
NUMARASI : 2010/388-2014/691
Taraflar arasında görülen davada Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2014 tarih ve 2010/388-2014/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket işlerini yürütmek için kendisine vekaletname verilen davalının usulsüz işlemlerle şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 8.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının zararının tespiti açısından bilirkişi raporu tanzimi için gerekli ticari defterlerin davacı tarafça ibraz edilemediği gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde şirket banka hesaplarında olması gereken paranın da hesaplarda bulunmadığını ileri sürmüş olup, mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma yüümlülüğü çerçevesinde, davacıya iddiası açıklattırılmak suretiyle hangi bankada ve ne miktarda şirket parasının bulunduğunun sorulması, ilgili bankalara müzekkere yazılarak davalının şirket müdürü olduğu döneme ilişkin şirketin nakit durumunun araştırılmaması doğru olmadığı gibi; davacı ile davalı arasındaki ilişkinin vekalet akdine dayandığı, karar tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 502 vd maddelerinde düzenlenen vekalet akdi hükümleri gereğince, vekilin müvekkilinin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını verme sorumluluğunun bulunduğu ve işin vekalet akdi hükümleri çerçevesinde gereği gibi yerine getirildiğini ispat külfetinin mahkemenin kabulünün aksine davalı vekilde olduğu hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi de isabetli görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.