YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4193
KARAR NO : 2015/11324
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2012/426-2014/531
Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2014 tarih ve 2012/426-2014/531 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da ikamet ettiğini ve sadece yaz aylarında tatil amaçlı olarak Türkiye’ye geldiğini, müvekkilinin önceden T.C. Ziraat Bankası A.Ş. … Şubesi’ne mark cinsinden bir miktar para yatırdığını ancak Almanya’da taşınma esnasında yatırdığı paraya ilişkin belgeleri kaybettiğini ve aradan geçen uzun süre zarfında hesaplarına ulaşamadığını, bunun üzerine aynı bankanın Ankara’daki başka bir şubesine hesap açtırarak parasal işlemlerini bu şube üzerinden devam ettirdiğini, bankanın çağrısı üzerine irtibata geçtiğinde ise kaybettiği evrakları bulamadığı için hesabına müdahale edemediğini, bunun üzerine bankaya 14.05.2012 tarihli dilekçe ile başvurduğunu, banka tarafından hesaptaki paranın Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/62 D.İş sayılı dosyasına tevdi mahalli sureti ile yatırıldığının bildirildiğini ileri sürerek belirtilen paranın müvekkile aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın üzerinde hak iddia ettiği banka hesabına ilişkin geçerli bir belge sunamadığını, 10 yıllık müddetle aranmayan her türlü mevduat, emanet ve alacakların zamanaşımına uğradığını ve gelir kaydedilmek üzere fona devredildiğini, TMSF
tarafından yapılan duyuru üzerine belirtilen hesapta davacının ve dava dışı Kocaeli İlinde ikamet eden başka bir A.. O..’ın hak iddia ettiklerini, müvekkili tarafından hesapta hak iddia edilmesi üzerine Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/62 D.İş sayılı dosyası üzerinden tevdi mahalli istendiğini, hesap ile ilgili şube kayıtlarında ad soyad dışında herhangi bir bilgiye rastlanmadığını, davacı tarafın hesabın kendisine ait olduğunu ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 10.07.1992 tarihinde, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. … Şubesi’nde A.. O.. adına … müşteri numaralı vadeli döviz hesabı açıldığı, belirtilen hesap üzerinde yaklaşık 20 yıl herhangi bir işlem yapılmadığı, bu konudaki yasal mevzuat gereğince 10 yıl işlem görmeyen mevduatların fona devri gerektiği, bu konuda Türkiye genelinde yapılan duyuru üzerine davacı asilin ve dava dışı A.. O.. isimli başka bir şahsın hesap üzerinde hak iddia ettiği, belirtilen hesapta hak sahibinin nüfus bilgilerini tespite yarayacak herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının hesap üzerindeki hak iddiasına ilişkin beyan ve açıklamalarının çelişkili olduğu, davacının hesapla bağlantısını sağlayacak herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.