Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4197 E. 2015/10979 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4197
KARAR NO : 2015/10979
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : NİĞDE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2013/743-2014/840

Taraflar arasında görülen davada Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2014 tarih ve 2013/743-2014/840 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı banka şubesine, C. M. Bankası Q. L. Şirketi hesabına akreditif açma talimatı verdiğini, akreditifin açıldığını, teminat tutarının davalı bankaya yatırıldığını,ancak müvekkili şirketin talimat vermemesine rağmen ve ithalatçı firmanın akdedilen sözleşme konusu borcu olan kimyasal malların yüklenip sevkiyatın yapılmakta olduğunu gösteren belgeleri davalı bankaya göndermemesine rağmen davalı bankanın Quinhuangdao Lide Şirketi hesabına 6.642,00 USD ödeme yaptırdığını, sonuçta müvekkili şirketin davalı bankanın akreditif hükümlerine aykırı davranması sebebiyle zarara uğradığını, bu nedenle 6.642,00 USD’nin noter ihtar tarihi olan 03.06.2013 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek avans faiziyle birlikte tahsilini , yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirketin talimatıyla ithalat bedeli olarak ödeme yapıldığını, akreditif açma teklif mektubunda ”%30 akreditif öncesi peşin ödenmiştir” ibaresinin yazılı olduğunu, davacı firmanın %70’lik kısım için akreditif kredisi açtırdıklarını ancak karşı firmanın anlaşmayı bozması üzerine kredinin iptalini istediğini, dava konusu miktarın akreditif kapsamında olmadığını, depozito olduğunu savunarak, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; talep, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, davacı ile davalının akreditif sözleşmesi akdettiği, sözleşmeye uygun olarak davacının talebi ile davalının dava konusu bedeli karşı tarafa aktardığı, tarafların tacir olduğu, davacının basiretli bir tacir gibi verdiği talimatın ne anlama geldiğini bilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.