Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4201 E. 2015/10866 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4201
KARAR NO : 2015/10866
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : AYDIN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2014/478-2014/534

Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2014 tarih ve 2014/478-2014/534 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan bir çok ticari kredi kullandığını ve tüm kredilerin ödemesinin yapıldığını, gerek 4077 sayılı Yasa, gerek 6502 sayılı Yasa, gerekse de taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde müvekkilinden komisyon, dosya masrafı vb. isimlerle kesinti yapılabileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, müvekkili şirketten her kredi kullanımında ve yapılandırmalarda alınan kesintilerin dayanağı olmayan keyfi kesintiler olduğunu, işbu kesintilerin ancak, müzakere edilmeden, haksız şart olarak sözleşmeye konulabileceğini, müvekkilinin davalı Banka tarafından yapılan kesintilerin ne kadar olduğunu bilmediğini bu itibarla, kesinti miktarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.050,00 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazında bulunmuş, davacının müvekkili ile akdettiği kredi sözleşmesi uyarınca her türlü ücret, komisyon ve masrafı ödemeyi kabul ettiğini, davacıdan yapılan tahsilatların yasa ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un tüketici tanımı ve ilgili diğer maddeleri gereğince tüketici olarak tanımlanabilmesinin mümkün olmadığı, tacir sıfatında bulunduğu, Bankacılık Kanunu’ndan kaynaklı bu tür uyuşmazlıkların 6502 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Banka’dan kullanılan ticari krediler nedeniyle komisyon, dosya masrafı vb. isimlerle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça davalı Banka’dan ticari kredi kullanıldığı beyan edilerek tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde dava açılmış olup, tarafların tacir ve kullanılan kredinin ticari olduğu gözönünde bulundurulduğunda, davaya Aydın İli’nde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmaması nedeniyle ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması ve harcın ikmali ile bilahare taraflar arasındaki sözleşme ve banka kayıtları incelenmek suretiyle yapılan kesintilerin yerinde olup olmadığı incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.