YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/428
KARAR NO : 2015/5235
KARAR TARİHİ : 15.04.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye HukukMahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/09/2013 tarih ve 2013/554-2013/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” adlı tescilli markasının bulunduğunu, davalının ise “…” markasını adına tescil ettirdiğini, bu durumun müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her iki markanın benzer olmadığını ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “…” markasının davacının “…” markası ile benzer olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men ve refine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine, bu amaçla “…” adlı ürünün imalatının durdurulmasına, ”…” adının iş evrakı ve reklamlarda kullanmasının mal veya ambalaj üzerinde konulmasının ve bu adla piyasaya sürülmesinin ve ihraç edilmesinin önlenmesine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu amaçla davalı şirkete ait üzerinde ”…” adı yazılı iş evrakı , katalog, ürün, etiket, kutu, koli ve ambalajlar ile bunların yapımında kullanılan klişe, kalıp ve araçlara ve bulundukları yerlerde el koyularak kapatılmasına ve imhasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men’i ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme kararında, taraf markalarının tescilli olduğu sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin incelenmemesi, davalının tescilli markasını kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağı hususunun gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.