YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4321
KARAR NO : 2015/10991
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : MANİSA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/12/2014
NUMARASI : 2013/70-2014/1027
Taraflar arasında görülen davada Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2014 tarih ve 2013/70-2014/1027 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kendi ürettiği ayakkabıların yanında kendi markalı ürünlerinin de satışını yaparak Manisa ve çevresinde haklı bir üne kavuştuğunu, davalı şirketin de aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket ortaklarının uzun yıllar birlikte çalıştıklarını, fakat şirket ortakları arasında yaşanan bir kısım anlaşmazlıklar nedeniyle ortakların iki şirketi paylaşmaya karar verdiklerini ve buna ilişkin mutabakat protokolü imzaladıklarını, protokolün 10. maddesi ile markaların paylaşılması ve şirket ünvanları ile web adreslerinin kullanılmasının düzenlendiğini, söz konusu maddeye göre T. Ayakkabı ve Yan Sanayi A.Ş’nin “T. Ayakkabı” ünvanını, T. Kundura San. ve Tic. Ltd. Şti. ise “T. Kundura” ünvanını kullanacağını, “T.” kelimesinin tek başına her iki şirket tarafından da ticaret ünvanı olarak kullanılamayacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalı şirketin Manisa’daki mağazasında T. Ayakkabı’yı kullandığının ve İstanbul’daki mağazasında ise yanlızca Topbaş ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalı şirketin fiillerinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu ve 556 sayılı KHK uyarınca marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK. 55. maddesi uyarınca da haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının fiillerinin müvekkilinin markasına ve ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tespit edilen tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığında 3.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi ve 5.000,00. TL’lik itibar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirket ile uzun yıllar birlikte çalıştığını, yaşanan bazı sıkıntılar sebebiyle ortaklıklarını bitirmeye karar verdiklerini, müvekkili şirketin ticaret ünvanı olarak “T. Kundura” ve “T. Deri” ünvanını kullandığını, müvekkilinin perakende satış mağazasında kötü niyetli olmadan ticaret sicilindeki “T. Deri Kundura Ltd. Şti.” ibaresine güvenerek tabelada “T.A.” ünvanını kullanılmışsa da, hemen yanında müvekkili şirketin kendi ürettiği ayakkabıların markası olan “UCS U.” ibaresi kullandığını, tabelaların müvekkili tarafından değiştirildiğini, müvekkilinin davacının marka hakkını halele uğratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu “T.” markasının davalı şirket adına tescilli olduğu,taraflar arasında düzenlenen 14.03.2011 tarihli protokolde öngörülen lisans devrinin TPE nezdinde tescil edilmediğinden geçersiz olduğu, “T. A.” ve “T. K.” ünvanlarının taraflar adına ticaret sicilinde tescilli bulunduğu, davalının kendi tabelalarında kendisine ait tescilli markayı ve ticaret ünvanını kullanmasının davacı aleyhine haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 14.03.2011 tarihli sözleşmenin 10 – 4. maddesinde kararlaştırılan lisans anlaşmasının geçerliliği için 556 sayılı KHK’nin 15. ve 21. maddeleri uyarınca yazılı olması yeterli olup TPE’deki marka sicilinde tescili zorunlu olmadığından mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, lisans sözleşmesiyle davalıya ait “T.” markasının kullanım hakkı davacıya devredildiğinden, bu durumun neticeye müessir bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.