Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4412 E. 2015/11214 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4412
KARAR NO : 2015/11214
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2015
NUMARASI : 2014/486-2015/51

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.01.2015 tarih ve 2014/486-2015/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili, davalı ve dava dışı S. Ç.’in tasfiye halinde S.L.S. Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sırasıyla %60, %20, %20 oranında ortakları ve aynı zamanda şirket müdürleri olduklarını, şirket hakkında tasfiye kararı alındığını, şirketin 57.500,00 TL vergi borcu çıktığını, şirketten tahsil edilemeyen bu vergi borcu için ağırlıklı hissedar olan müvekkilinin uzlaşmadan yararlanarak bu miktarı 26.325,00 TL olarak ödediğini, payı oranında davalıdan tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle zaman aşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, tasfiyesi bitmemiş bir şirkette ortaklardan birinin diğer ortakların hissesine düşen bedeli ödeme sorumluluğunun olmadığını, davacının itiraz etmeden yargı yoluna gitmeden kendince pazarlık yaptığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın BK. 126/4 (TBK 147/4 md.) maddesi gereğince 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, davalının zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı, tüm ortakların aynı zamanda münferiden müdür ve kanuni temsilci olmaları sebebiyle, vergi borcundan hisseleri nispetinde değil borcun tümünden müştereken ve müteselsil olarak tüm mal varlıkları ile sorumlu oldukları, ayrıca uzlaşması yapılan borcun kesinleştiği ve tamamının yatırılmasının gerektiği, davacının ödemiş olduğu şirket borcu nedeniyle diğer ortaklara rücu edebileceği, aksinin kabulünün iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın 5.265,00 TL asıl alacak, icra gideri, vekalet ücreti ile, asıl alacağa 05/12/2013 takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarla yasal faiziyle birlikte iptaline, hüküm altına alınan alacak miktarının %20’si üzerinden hesaplanan 1.053,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tarafların münferiden şirketi temsile yetkili müdür konumunda bulunmalarına ve şirketin 2007 yılı sonunda ortaklar tarafından fiilen tasfiye edildiği ve şirketin mal varlığının kalmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 270,09 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.