YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4451
KARAR NO : 2015/11114
KARAR TARİHİ : 27.10.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2014
NUMARASI : 2014/214-2014/356
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2014 tarih ve 2014/214-2014/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ”A ..’, ”A Y.” ibareli 1-45. sınıf ürün ve hizmetleri içeren tanınmış birçok markanın sahibi olduğunu, davalının “1e1 birebir her ayın 07si antalyanın alışveriş bayramı” ibareli, 35. sınıftaki 29, 30, 31 ve 32. sınıf ürünler için mağazacılık hizmetlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ve şirket vekilleri, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunmadığını, iltibasa neden olacağı iddia olunan “1E1”, “B.” ve “1E1 B.” ibarelerinin davacının ”..” ibareli markalarından daha önce davalı tarafından tescil ettirilip kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile başvuru konusu marka arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilecek nitelikte olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.