YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4463
KARAR NO : 2015/11255
KARAR TARİHİ : 28.10.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/11/2014
NUMARASI : 2014/184-2014/347
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2014 tarih ve 2014/184-2014/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ”T.” ibareli 35. sınıftaki ”müşterilerin görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetlerini” genel olarak içeren 2004/12877, 2006/64167 ve 2011/29814 sayılı markaların sahibi olan müvekkilinin 06/02/2012 tarihinde “T. O.” ibareli “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 21.sınıftaki ürünlerin bir araya getirilmesi hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/11887 no’lu başvuruya davalının “T.” ibareli 21. sınıftaki ürünleri içeren 2010/24924, 2010/67905, 2000/28662, 1998/19473, 1997/20675 no’lu markalarına dayanarak itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini ancak, YİDK’in 2014/M-4217 sayılı kararıyla davalının itirazı kabul edilerek müvekkili başvurusunun 21. sınıf ürünlerin mağazacılık hizmeti yönünden reddedildiğini oysa, müvekkilinin 35. sınıf hizmetler yönünden genel mağazacılık markasını içeren markalarının zaten tescilli olduğunu ve müvekkili lehine kazanılmış hak teşkil ettiğini, davalının 35. sınıf hizmetleri içeren markasının da bulunmadığını ileri sürerek, TPE TDİK’in 26/03/2014 tarih, 2014-M-4217 sayılı kısmi red kararının iptali ile müvekkilinin 2012/11887 no’lu ”T. O.” ibareli başvurusunun, başvuru listesinde yer alan tüm emtialar açısından tescili için gerekli işlemlerin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili,YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, 21. sınıf ürünler yönünden gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu davacının YDİK kararı ile başvuru kapsamından çıkartılan emtialar açısından kazanılmış hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet markaların “T.” ibareli olup, asıl ve ayırt edici unsurlarının “T.” ibaresi olduğu, davacı başvurusunun da “T. O.” ibareli olduğu, herhangi bir şekil içermediği, başvuru konusu işarette “T.” ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olup, ”O.” ibaresinin herkesin kullanımına açık jenerik bir ibare olduğu, redde mesnet markalar ile başvuru konusu işaretin aynı veya benzer sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, redde mesnet markaların 21. sınıftaki ürünleri içerdiği, başvuru konusu işaretin ise “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” için reddedildiği, davalının ”T.” ibaresini 21. sınıf ürünler bakımından kullanım önceliğinin bulunduğu, 35/6. sınıf hizmetleri içeren markası olmasa da ürünlerini bu ismi taşıyan bir mağazacılık faaliyeti ile ticaret mevkiine koyabileceği, sonradan bir başka kişinin ”T.” tanıtım işaretiyle sunduğu mağazacılık hizmetinden 21. sınıf ürün ticareti yapmasının davalının marka tescilinden doğan haklarına zarar vereceği, özellikle işarette ”O.” ibaresinin bulunmasının anılan mağazanın davalının ”T.” markalı ürünlerinin outlet tarzında satışa sunulduğu yönünde kuvvetli bir algı yaratacağı, davacının 35/6. sınıf hizmetleri genel olarak içeren markalarının alt ve üstünde gri bant bulunan, ortasında kırmızı zemin üzerinde beyaz renkle yazılmış ”T.” sözcüğünü içerdiği oysa, son başvuru konusu işarette bu kompozisyonun yer almadığı, yalnızca sözcük olarak yazılmış olduğu, başvuru konusu işaretin 21. sınıf ürünlerin mağazacılık hizmetiyle ilgili olarak davacının önceki markalarına değil, davalının markalarına yanaştığı, ortalama tüketicilerin başvuruyu davalının markalarıyla ilişkilendireceği, davacı markalarıyla bağlantı kurmayacağından başvuru konusu hizmetler ile davalı markası kapsamındaki ürünlerin aynı tür olarak nitelendirilmelerinin zorunlu bulunduğu, 21 ve 35/6. sınıftaki ürün hizmetlerin alıcısı/yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının görsel ve sescil olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olması da göz önüne alındığında bu iki markayı ilişkilendirmesinin ve başvuru konusu işaretin 21. sınıf ürünler bakımından davalının markasının serisi yahut yeni bir şekilde düzenlenmiş versiyonu gibi algılanmasının ve “T.” ibaresinin davalının ticaret unvanının ayırıcı unsurundan oluşması nedeniyle iltibasının işletmesel bağlantılandırma ihtimalini kaçınılmaz kıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının 35.06 (35.08) sınıf hizmetler yönünden önceden tescilli “T.” asıl unsurlu markalarını 21. sınıf malların yer aldığı sektörde ciddi suretle kullandığının da kanıtlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.