YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4465
KARAR NO : 2015/10821
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2014
NUMARASI : 2014/199-2014/366
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2014 tarih ve 2014/199-2014/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; N., N.+ŞEKİL ibareli farklı sınıflarda tescilli çok sayıda markasının olduğunu, 12.03.2012 tarihinde gerçekleştirdiği 5, 29, 30, 31, 32 ve 35.sınıfta ürün ve hizmetleri içeren, “N.” ibareli, 2012/23179 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından davalı şirketlere ait “N.” ibareli markalar mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi uyarınca “çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, her türlü un, irmikler, nişastalar, sakızlar, hayvan yemleri” ürünleri için reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla itirazda bulunduklarını, ancak itirazın YİDK’nın 2014/M-2094 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkilinin son başvurusunun konusu işaretin redde mesnet markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, başvurunun önceki markalarının serisi niteliğinde olduğunu, redde mesnet alınan markaların kullanılmadığını ifade ederek, başvurularının reddine dair YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; YİDK’nun tescil isteminin kısmen reddine dair kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar vekilleri; tescilli markalarını kullandıklarını, davacının tescil başvurusunu kısmen reddeden TPE YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; TPE tarafından redde mesnet alınan markaların “N.” ibareli olduğu, anılan kelimenin doğrudan “çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, her türlü un, irmikler, nişastalar, sakızlar, hayvan yemleri” ürünleri için bakımından vasıf bildirici niteliğinin bulunmadığı, somut ve soyut olarak ayırt ediciliğinin yüksek seviyede olduğu, davcaının başvuru konusu işaretinin de “N.” ibareli olduğu, görsel, sescil ve anlamsal olarak iki işaretin ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları yönünde intiba doğmasının kaçınılmaz olduğu, başvuru konusu işaretin 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesinde yazılı mutlak ret nedenini aşmasının olanaksız olduğu, bu sebeple TPE’nin ret kararının hukuka uygun olduğu, davacının N. H.+ŞEKİL ibareli, 18.08.2004/26042 sayılı markasının tescil kapsamında reddedilen “çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, her türlü un, irmikler, nişastalar, sakızlar, hayvan yemleri” ürünlerle aynı türden olan “bisküviler krakerler, gofretler” ürünlerinin bulunduğu, ancak başvuru konusu işaretin N. olduğu, bu haliyle davacının önceki markalarına değil, redde mesnet markalara yanaşmakta ve onların bir serisi olarak algılanmakta olduğu, başvuru konusu işaretin reddedilen ürünler için tescilinin redde mesnet markalarla iltibas yaratabileceği, davacı başvurusunun reddine dair YİDK kararının hukuka uygun olduğu, davalıların başvuruya yönelik henüz bir itirazları ve bunun üzerine verilmiş bir karar bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali istemiyle davalı tpe’ye karşı açılan dava bakımından davanın reddine, davalı U.A.Ş’ye ve davalı Zümrüt A.Ş’ye karşı açılan dava bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, TPE-YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın davalı TPE yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, her davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT’nin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” şeklindeki düzenleme gereği, red sebebi aynı olan davalılar U…..A.Ş. ve Z…..A.Ş. lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hatalı olarak her iki davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmayıp, kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiş.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sir temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün III. Numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, II. Numaralı bendinde yer alan ”Davalı U. A.Ş’ye” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve davalı Z. A.Ş’ye” ibaresinin eklenmesine, yine aynı bentte yer alan “davalı” ibarelerinin “davalılar” olarak değiştirilmesine, kararın bu şekilde davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.