Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4482 E. 2015/11113 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4482
KARAR NO : 2015/11113
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2014
NUMARASI : 2014/165-2014/349

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2014 tarih ve 2014/165-2014/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ”Ç. G.” şeklinden oluşan ”K.” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, müvekkili şirketin “K. 1917+Ç. G. ŞEKLİ” ibareli 35.sınıftaki marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 2006/4912 sayılı ”K.+Ş.” ve 2001/9450 sayılı ”K.” ibareli markalar mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, red kararının kaldırılması istemli itirazlarının nihaî olarak YİDK’nın kararı ile reddedildiğini, başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 7/b maddesi kapsamına girebilecek bir benzerlik bulunmadığını, başvuru konusu işaretin müvekkilinin öteden beri kullandığı Ç.G. Ş.’ni de içerdiğini, redde mesnet 2001/9450 sayılı markanın hükümsüz kılındığını ileri sürerek, başvurularının reddine dair YİDK kararının iptalini ve başvurunun tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında sözcükten kaynaklı sescil ve anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçimler, rakamlar ve şekiller ile düzenleme biçimleri itibariyle görsel olarak birbirlerinden oldukça farklı oldukları, işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin de 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, TPE YİDK’nın ret kararlarının hukuka uygun olmadığı, bu kararın kesinleşmesiyle davacı başvurusu ilan edilip üçüncü kişilerin görüş ve itirazlarına açılacağından vakitsiz olan tescil isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK’nın 2014/M-2083 sayılı kararının iptaline, tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı TPE YİDK kararının iptali ile birlikte başvuru konusu ibarenin adına tescilini de istemiştir. Her iki talep de bağımsız olarak ileri sürülebilir nitelikte olduğundan mahkemece tescil isteminin reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu istemin TPE YİDK kararının iptali davasının fer’isi niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.