YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4607
KARAR NO : 2015/11765
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/12/2014 tarih ve 2013/179-2014/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” kitaplarının eser sahibi olduğunu, bu kitaplarla ilgili olarak tüm mali ve manevi hakları kullanma hak ve yetkisine münhasıran sahip olduğunu, davalılarla müvekkili arasında bir mali hak devir sözleşmesi olmadan kitapların çoğaltıldığını, bandrol alındığını ve halen çoğaltılmaya ve satılmaya devam edildiğini ileri sürerek tecavüzün ref’i ve men’ini, FSEK 68. madde kapsamında zararın 3 katına hükmedilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı … … vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı … …. vekili, davacının dava ve talep haklarının zamanaşımına uğradığını, davaya konu edilen kitapların tüm baskılarının davacının bilgisi ve onayı dahilinde sözlü sözleşme uyarınca yapıldığını, telif bedellerinin ödendiğini, davacının manevi haklarının ihlal edildiği yönündeki iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen….Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2014/95 Esas sayılı dosyasında;
Davacı vekili dava dilekçesi ile ….Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde derdest olan 2013/179 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda zarar miktarının 35.127,00 TL olarak belirtildiğini, daha önce davada ıslah dilekçesi verildiği için ikinci kez ıslah mümkün olmadığından aradaki fark olan 29.627,10 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsili için bu davayı açtıklarını beyanla dosyaların birleştirilmesini ve toplam 35.127,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, dava konusu kitabın 9. baskısının yapılmasının daha önce 8 kez daha basıldığı sonucunu doğurduğu, alınan bilirkişi raporuna göre ödenmesi gereken telif bedelinin 11.709 TL, FSEK. 68. maddesi gereğince tazminat talep edildiğinden 3 katı 35.127 TL olarak hesaplandığı, bu durum davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, davacı vekilinin 22/12/2011 günlü ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu açıkça ifade etmiş olduğundan oturumda feragat ettiği miktar fazlaya ilişkin hakları olmayıp bilirkişi raporuna göre bulunan miktarla sınırlamasına ilişkin olduğu, bilirkişi raporunda iki baskıya göre belirlenen miktar üzerinden talepte bulunması fazlaya ilişkin haklardan feragat anlamına gelmediği, davacı vekilinin saklı tuttuğu fazlaya ilişkin hakkı için birleşen dava ile talepte bulunduğunu gerekçesiyle, asıl davada kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5.499,90 TL maddi tazminatın, 30.03.2013 tarihinden birleşen davada da 29.627,10 TL’nin birleşen dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı … .vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve asıl davada davacı tarafın vazgeçtiği tutarın faize yönelik 7.406,68 TL’ye ilişkin bulunmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.135,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/11/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞIOY-
5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanun’un 68/1 maddesinde “Eserin, eser sahibinin izni olmadan çevrilmesi, sözleşme dışı veya sözleşmede belirtilen sayıdan fazla basılması diğer biçimde işlenmesi veya radyo, televizyon gibi araçlarla yayınlanması veya temsil edilmesi halinde, izni alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği” düzenlenmiş,
Aynı Yasa’nın 66/son maddesinde “tecavüzün şümulü, kusurun olup olmadığı ve ağırlığının takdir edileceği” öngörülmüş,
6088 sayılı Türk Borçlar Yasası’nın 51/1 maddesinde “Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği” vaz’edilmiş,
4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 4. maddesinde de “Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği” belirtilmiştir.
5846 sayılı Yasa’nın 68/1 maddesinde öngörülen sınırlama, mali haklara tecavüz halinde hak sahiplerinin dava yolu ile talep edebilecekleri azami had olup, yasa hükmü hakimin bu üst sınır ile bağlı olduğuna ilişkin bir düzenleme veya takdir yetkisine yönelik bir olumsuzluk taşımamaktadır.
Hakim, bu sınır içinde kalmak kaydıyla, açıklanan yasa hükümlerine göre somut gerekçelerle tazminatı takdir edecek ve gerekçesini de karar yerinde gösterecektir.
Somut uyuşmazlıkta, birleşen davada hakim, 5846 sayılı Yasa’nın 68/1 maddeleri gereğince, hiçbir değerlendirme yapmaksızın ve gerekçesini karar yerinde somut bir şekilde tartışmaksızın 3 katı maddi tazminata hükmetmiş olup mahkemenin bu şekilde gerçekleşen kabulü, 5846 sayılı Yasa’nın 68/1, 66/son, TBK 51/1 ve TMK 4. maddesi hükümlerine aykırı olduğundan birleşen dava yönünden kararın bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.