Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4650 E. 2015/11885 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4650
KARAR NO : 2015/11885
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2013/135-2014/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05.03.1870 yılından beri ticaret siciline kaydının bulunduğunu, ”…” ibaresinin ailesinin soyadı olduğunu, davalının kötü niyetli olarak tescil edilen “merckens cmj şekil” markasının müvekkilinin tanınmış ”…” markası ve bu marka yanında kullandığı ”…” ibaresi ile birebir aynı olduğunu ve iltibas yarattığını, müvekkilinin “…” markası üzerinde öncelikli ve asıl hak sahipliğinin bulunduğunu ileri sürerek davalı markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markasının 01.04.2008 tarihinde tescil edildiğini davanın ise Yasa’nın öngördüğü 5 yıllık süreden sonra ikame edildiğini, davacının sessiz kalması sebebiyle hak kaybına uğradğını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı markasının tanınmış olmadığı, markalar arasında benzerlik bulunduğu, 16 ve 25. sınıflar dışında davacının bir kullanımının bulunmadığı, davacının dava konusu marka üzerinde üstün hak sahibi olduğu, başka şekil ve kullanım imkanı varken davacıya ait markayı bilerek ve isteyerek kullanmasının kötü niyetli bir davranış arz ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı tarafa ait markanın 16 ve 25 sınıflarda hükümsüzlüğüne, bu sınıflardan … kayıtlarından terkin edilmesine, diğer sınıflar yönünden yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve Yasa’ya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak mahkemece, davalının tescilde kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davacının yurtdışında … nezdinde tescilli markalarının kapsadığı 16 ve 25. sınıflar bakımından hükümsüzlük kararı verilip, diğer sınıflar bakımından dava reddedilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.07.2008 tarih ve 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, kötüniyetin varlığı her somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenir.
Somut uyuşmazlıkta davalı adına tescilli markanın kapsadığı 18. sınıftaki deri emtiaları ile 35. sınıf hizmetleri bakımından da davacı markasından yararlanma ihtimali mevcut olduğundan, anılan 18. sınıf emtialar ve 35. sınıf hizmetlerin davalı adına tescilli marka kapsamında bırakılması, bu markalardan haksız yararlanılması sonucuna yol açıp, kötüniyetli tescil kapsamında kabul edilerek bu sınıflar yönünden de davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.