Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4706 E. 2015/12083 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4706
KARAR NO : 2015/12083
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2014/32-2014/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekilİ; müvekkili şirkete ait “…” markasının Türkiye’de ve dünyada tanınmış ve itibarlı bir marka olduğunu, lider ve ortak markası olan … nolu … markasının … tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, yargı kararları ile de defalarca tanınmış marka kabul edildiğini, müvekkilinin lider markası ve diğer markaları için büyük ekonomik yatırımlar yaparak reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunduğunu, müvekkilinin “…” ve “…” ibarelerinin öne çıktığı markalarının da mevcut olduğunu, 2 nolu davalının diğer davalı …’ye 2011/52647 başvuru nosu ile yaptığı “… …” ibareli marka tescil başvurusunun müvekkiline ait markaların emtia listesindeki malların birebir aynısı için yapıldığını, üstelik markaların da aynı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibas söz konusu olduğunu, ancak müvekkilinin önceki tarihli seri markalarına dayanarak … nezdinde yaptığı itirazların reddedildiğini, bu red kararının hukuka, önceki karar ve uygulamalara müvekkilinin marka hukukundan kaynaklanan öncelik hakkına aykırı olduğunu, müvekkilinin marka ve ürünlerinin davalı tarafça bilinmemesinin imkansız olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmayarak iltibas ve tecavüz eylemine yeltenen davalının aynı mallar için ve aynı ibare ile marka başvurusu yapmasının kötüniyetinin açık bir göstergesi olduğunu, tescilli markalara sağlanan korumanın amacının özellikle markaların köken belirtme işlevini korumak olduğunu, aralarında bir bağlantı bulunduğu şeklinde yanılgıya düşülebilen durumlarda markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunun kabul edildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, sadece “…” ibaresinin eklenmesinin iltibası ortadan kaldırmayacağını, davacı eyleminin müvekkil markasından haksız yararlanmaya yönelik olduğunu ifade ederek; 29.11.2013 tarihli 2013-M-6435 sayılı YİDK kararının iptaline, 2011/52647 nolu marka başvurusu tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu söyleyerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları benzer olduğundan ve markaların ilgili olduğu emtialar dava konusu başvuruda yer alan tüm emtialar bakımından aynı/aynı tür veya benzer/ilişkili olduğundan taraf markaları arasında KHK m. 8/I-b hükmü gereğince iltibas tehlikesi bulunduğu, “…” markasının tanınmış marka olmadığı, davacı markasının tanınmışlığının davaya bir etkisinin bulunmadığı, bir markanın benzerinin tescili her zaman kötü niyetli bir tescil olarak addedilemeyeceği, öte yandan; davalının başvuru tarihi itibariyle davacının “…” markasının tanınmışlığı da kanıtlanmadığı, dolayısıyla, davalı yanın açıkça kötü niyetli marka başvurusu yaptığını gösterir delil bulunmadığı, davanın kabulü ile … YİDK’nın 29/11/2013 tarih 2013-M-6435 sayılı kararının iptaline, marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar erilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.