Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4740 E. 2015/13834 K. 23.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4740
KARAR NO : 2015/13834
KARAR TARİHİ : 23.12.2015

MAHKEMESİ : ….
TARİHİ : 25/02/2011
NUMARASI : 2008/5-2011/109

Taraflar arasında görülen davada ….. bozmaya uyularak verilen 25.02.2011 tarih ve 2008/5-2011/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kum çakıl ocağı işletmesinden doğan haklarının davalılardan B.. B..’a ikili protokol ile devredildiğini, davalıların arasında yapılan 3’lü protokole göre müvekkiline hiç çalışmadan sadece ocak ruhsat bedeli kendisine ait olmak üzere piyasaya satılacak çakıl ve dolgu bedelleri aylık toplamının %13 bedelinin verileceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca asgari bir rakam belirlendiğini, buna rağmen davalıların 20.05.2002 tarihinden bu yana ödeme yapmadıklarını, davalıların iddialarının aksine protokollerin halen yürürlükte olduğunu ileri sürerek, dava tarihine kadar muaccel hale gelen toplam (62.500.000.000)TL’nin alacağın muaccel hale geldiği aylardan itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava tarihinden itibaren her ay (18.750.000.000) TL alacağın muaccel hale geleceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.07.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle, (51.992,80) YTL’nin davalılardan F (35.841,33) YTL’nin Gden, (2.500)YTL’nin B.. B.. Ltd.Şti.’den faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B.. B.. Yı İnş.ve vekili, müvekkili ile diğer davalılar arasında yapılan 3’lü protokolün çakıl ocağı işletme ruhsatlarının 17.05.2002 tarihinde sona ermesi nedeniyle 20.05.2002 tarihinde feshedildiğini, gerek 2’li gerekse 3’lü protokollerin BK’nın 19 ve 20. maddeleri gereğince mutlak butlanla batıl olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı G Ltd. Şti. vekili, davacının davalılar arasındaki 3’lü protokole taraf olmadığı gibi, müvekkilinin de 2’li protokole taraf olmadığını, davacının aktif, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, 3’lü protokolün davalılar tarafından sona erdirildiğini, 2’li protokolde de 3’lü protokolün sona ermesi halinde 2’li protokolün sona ereceğinin kararlaştırıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı F vekili, davaya konu davalılar arasında imzalanan 3’lü protokolün Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin taraflara 3 yıl süre ile vermiş olduğu emval çıkartma yetkisinin bitim tarihi olan 17.05.2002 tarihine kadar geçerli olduğu, bu tarihten sonra protokole taraf şirketlerin kendi adlarına gerekli olan ruhsatı alamamaları nedeniyle, 20.05.2002 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, davacının varsa alacağını 2’li protokolün tarafı olan B.. B.. Şirketi’nden talep etmesinin gerektiğini, davacının tespit isteminde hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalılar tarafından 21/07/2000 tarihli davalılar arasında üçlü ve aynı tarihli davacı ile davalılardan B.. B.. arasında ikili protokol düzenlendiği anlaşılmış ise de, üçlü protokolün davalılar tarafından 20/05/2002 tarihinde ortak irade ile feshedildiği, 18/05/2002 tarihli protokolün hiç yürürlüğe girmediği, davacı şirkete ait kum ve çakıl ocağı iletmesine yarar aletlerin 20/05/2002 tarihinden itibaren davaya konu çakıl ve kum ocağı işletme sahasında bulunduğunun anlaşıldığı ve davalı şirketlerden hiç birisinin bu tarihten sonra davacıya kiralanan çakıl ve kum ocağı sahasında hiç bir şekilde faaliyetle bulunmadıklarının da anlaşılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.