YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4764
KARAR NO : 2015/12580
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/02/2015 tarih ve 2014/584-2015/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline emtia nakliyat poliçesi ile sigortalı rulo saç emtiasının davalılardan …’nin donatanı olduğu, diğer davalının taşıma taahhüdü altındaki gemi ile …’den …’ne nakliyesi sonunda bir kısım emtianın hasarlandığını, sigortalıya 6.758.711.671 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …. vekili, müvekkilinin taşıma sırasında gerekli tüm özeni gösterdiğini, davacı tarafça hasara ilişkin geçerli bir tespit dahi yapılmadığını, diğer davalı … vekili ise, müvekkilinin taşıma işinde sadece aracılık ettiğini, taşımanın diğer davalı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, hasarın geminin yalpalaması sonucu istif ve lashing hatasından kaynaklandığı, navlun sözleşmesi akdine ilişkin belgede FIOS ve L/S/D esasına yer verilmiş olsa da, bu koşulun kaptanın nezaret görevini ve istifin denizcilik usullerine göre uygun bir suretle yapılmasının gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, gemideki tüm emtianın değil sadece bir ambara yüklenen rulolardan bir kısmının bağlarını kopartıp zarar gördüğü dikkate alındığında, yükleme ve lashingin genel olarak gemi taşımacılığına uygun yapıldığı, dolayısıyla hasarın geminin münhasıran yalpa yapmasından meydana gelmediği, yükün deniz ve hava şartlarına uygun yapılmamasından ileri geldiği, gemi kaptanının yükün istiflenmesine ve geminin seyri sırasında yükün durumuna göre ve geminin dengesine göre özen yükümlülüğü bulunduğu gerekçesi ile dava dışı … Şirketi’nin %75, davalıların ise %25 oranında sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 19/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte 1.741,09 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı tüm taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar karar tarihi olan 12.02.2015 tarihi itibariyle 2.080 TL’dir.
Somut olayda, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1,741 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup, söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin HUMK’nın 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 121,07 TL harcın temyiz eden davalılara müştereken ve müteselsilen iadesine, 25/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.