Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5060 E. 2015/11577 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5060
KARAR NO : 2015/11577
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2015
NUMARASI : 2014/78-2015/96

Hasımsız olarak görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2015 tarih ve 2014/78-2015/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada asli müdahil birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı, F. Ş. Şubesi’ne ait, 31/01/2014 tarihli, .. no’lu çeki kaybettiğini ileri sürerek, çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada asli müdahil vekili, dava konusu çekin kendisinde olduğunu, davacının çek üzerinde herhangi bir cirosu bulunmadığını ve çekin alacaklısı olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı, açmış olduğu çek iptali davasında dava konusu çekin davalı tarafından ibraz edildiğini, çekin yaptığı iş karşılığında tarafına verildiğini, davalı ile keşideci arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının haklı hamil olmadığını ileri sürerek, çekin istirdadı ile haklı hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının çek üzerinde cirosu bulunmadığını ve çekin ödeme tarihine bir hafta kala kötüniyetli olarak dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin keşideci tarafından alınan malzemeler karşılığında dava dışı Baysal İnş. firmasına verildiği, bu firma tarafından da davacının yapmış olduğu iş karşılığında davacıya teslim edildiği, davacının söz konusu çekin yasal hamili olduğu, müdahale talebinde bulunanın çekin kendilerine nasıl geçtiğine dair şüpheden uzak makul ve inandırıcı delil sunmadığı, bu nedenle çekin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, asıl dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise, kabulü ile dava konusu çekin davacıya istirdadına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada asli müdahil-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. İlke temelinde; hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekli ise de, çek iptali davalarında yukarıda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut olmayıp, ancak anılan usul gereğince hareket etme olanağı bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece görülüp, sonuçlandırılan asıl davada verilen hükmün, çek hamili olan üçüncü kişi tarafından temyiz edildiği, bu hali ile değinilen ilkeler ışığında, mümeyyiz çek hamilinin asıl davada taraf sıfatının bulunmadığı ve esasen asıl davada davanın tarafı olma imkanının da mevcut olmadığı, mahkemece çek hamilinin asli müdahillik isteminin kabulünün mümeyyiz çek hamili lehine usuli kazanılmış hak da sağlamayacağı anlaşılmakla, çek hamili İ.. K.. vekilinin asıl dava yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan çek istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790’ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir. Zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında ispat yükü üzerinde bulunan davacının, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğinden ve somut uyuşmazlık yönünden davacı tarafça anılan hususlar ispatlanmadığından mahkemece yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz çek hamili İ.. K.. vekilinin asıl dava yönünden temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.