YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5074
KARAR NO : 2015/11683
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/09/2014 tarih ve 2014/298-2014/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin …’a kayıtlı olarak avukatlık yaptığını, müvekkiline ait defterlerin … isimli muhasebeci tarafından tutulduğunu, serbest meslek kazanç defterinin görülen luzum ve gereklilik üzerine muhasebeciden istendiğini, muhasebeci tarafından defterin kendisinde olmadığının bildirildiğini, söz konusu defterin rıza hilafına elden çıktığını, elde olmayan sebeplerle kaybolduğunu ileri sürerek müvekkiline ait 2012 yılı serbest meslek kazanç defteri için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; TTK’nın 82. maddesine göre zayi belgesi verilebilmesi için davanın tacirler tarafından açılması gerektiği, avukatlık mesleğinin tacir niteliğini taşımadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Dairemizin 2014/10382 E-17303 K sayılı, 2014/1351 E-8052 K sayılı emsal kararlarına uygun olarak davanın ticaret mahkemesinde görülmüş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/11/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞIOY-
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 82/7 maddesinde, ticari defterlerin ziyaına ilişkin davaların tacir tarafından açılacağı, Yasa’nın 4/1-a maddesinde, 6102 sayılı Yasa’dan doğan davaların ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı, Yasa’nın 5/1 maddesinde de, Asliye Ticaret Mahkemelerinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, avukat olan davacı tarafından serbest meslek kazanç defterinin ziyaı nedeniyle eldeki dava açılmıştır.
Avukat olan davacının TTK 11 vd. maddelerinde öngörüldüğü şekilde tacir niteliğinin bulunmaması nedeniyle açıklanan Yasa hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesi uyuşmazlıkta görevli değildir.
6100 sayılı HMK 382 /1 md. düzenlenen kriterlere göre, davacının talebi çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup aynı Yasa’nın 383 md. gereğince görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Serbest meslek kazanç defterinin ziyaı iddiasıyla eldeki davayı açan davacının, dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu kuşkusuz olup, davacının talebinin maddi hukukta karşılığının bulunup bulunmadığının görevli Sulh Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, Asliye Ticaret Mahkemesinin uyuşmazlıkta görevli bulunmaması gerekçesiyle Dava Dilekçesinin usülden reddine karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tacir olmayan davacının açtığı davada, görev kurallarının gözardı edilerek davanın esasına ilişkin hüküm kurulmasına yönelik sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.