YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5177
KARAR NO : 2015/12350
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 tarih ve 2014/843-2014/515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aile ortaklığı şeklinde kurulan davalı şirketin, iki ortağından biri olduğunu, davalı şirketin iş ve müşteri potansiyelinin müvekkilinin çalışmaları ile büyük ölçüde arttığını, şirketin diğer ortağı ve müvekkilinin eşi …ın müvekkili aleyhine boşanma davası açtığını, yargılamanın halen sürdüğünü, şirket yetkilisi …’ın şirket kasasında bulunan 58.900,00 USD, 9.300 EURO ve 5.400,00 TL parayı alarak gittiğini ve o günden sonra bir daha şirkete uğramadığını, şirket çalışanlarını işten çıkarttığını, kira, elektrik, su gibi şirket zorunlu giderlerini ödemediğini, şirkete ait post cihazını iptal ettirdiğini, vergi dairesine boş beyanname verdiğini, ödenmeyen kira borçları nedeni ile şirketin kiralık olarak bulunduğu yerden tahliye edildiğini bu şekilde şirketin ticari faaliyette bulunmasını engelleyecek girişimlerde bulunarak şirketi gayri faal hale getirdiğini, ileri sürerek, …’nin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların aksine davacının şirketi zarara uğrattığını, davacının davalı şirket merkezi ile aynı adreste ve aynı faaliyet alanında haklı nedenle iş aktine son verilenlerden … adına şahıs şirketi kurduğunu, işten çıkarılan diğer kişinin de kurulan yeni şirkette çalıştırılmaya başlandığını, davacının imza yetkisi olmadan açtırdığı banka hesabının usulsüz işlemin fark edilmesi sonucu kapatıldığını, müvekkilinin şirket kasasından para aldığına ilişkin davacı iddialarının asılsız olduğunu, Post cihazı ve boş çek karnesini şirketin güvenliği için haklı olarak iptal ettirildiğini, şirket ortakları arasında devam eden boşanma davası nedeniyle taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiğini bu haliyle şirketin devamından bir fayda beklenemeyeceğini savunarak, şirketin feshine ve tasfiyesine, şirket mallarının tespitî’ne, tasfiye sürecini yönetmesi için şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi kurulu ön ve asıl raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 22/11/2006 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, şirket ortaklarının evli oldukları aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle açtıkları boşanma davası nedeniyle aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmiş olduğu, şirketin devamından beklenen faydanın artık sağlanamayacağı ve şirketin kuruluş amacına yönelik faaliyette bulunmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle, TTK’nın 636. maddesi gereğince şirketin feshine ve aynı yasanın 536. maddesi gereğince tasfiyesine, tasfiye memuru olarak yeminli mali müşavir …’ün atanmasına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davayı kabule yetkili davalı vekilince cevap dilekçesinde ve 03.12.2014 tarihli duruşma sırasında davanın kabul edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.