Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5373 E. 2015/12670 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5373
KARAR NO : 2015/12670
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 tarih ve 2014/1079-2014/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.12.1999 tarihinde …’nin …ne 17.381,35 TL yatırdığını, bankaya el konulunca mevduatın ödenmediğini, …’nin … hakim ortağı tarafından paravan olarak kurulup burada toplanan paraların grup şirketlerine aktarıldığını, hakim ortağın banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkum olduğunu ileri sürerek mevduatın vade sonu itibariyle ulaştığı tutar olan 18.715 TL’nin vade sonundan itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 18.715 TL’nin 19.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, ….’nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bankanın havale talimatını ve vekalet görevini yerine getirdiğini, davacının serbest iradesiyle ve daha fazla faiz getirisi elde edebilmek amacıyla kıyı bankacılığını tercih ettiğini, kandırılmaya ilişkin bir delil sunulmadığı, … hesap cüzdanına karşı itiraz ileri sürülmediğini, davacının da müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil … vekili, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil … vekili, müvekkilinin bir borç üstlenmesinin bulunmadığını, muhatabın … olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek ve fiili bir havale işlemi yapılmadığı, gönderilen paranın …’a aktarılmadığı, dava konusu alacağın yurt içinde yatırılmış bir mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği, mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılmayacağı, …’nin müşterisi olan davacıyı bilerek … hesaba yönlendirdiği, gerçekte yurt dışı havale ve ithal kredi olmamasına karşılık kağıt üzerinde bir havale ve kredi varmış gibi gösterildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.260 TL’nın 02.09.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği off-shore bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı Bankanın sorumluluğunun BK’nın 41 ve 55 ile TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması karşısında, davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı …. vekili ile davalı yanında fer’i müdahil … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı yanında feri müdahil olan … vekili, gerek kök, gerekse ek rapora itirazlarında 07.10.1999 ve 15.12.1999 tarihlerinde davacıya faiz getirisi olduğu düşünülen 463,31 TL ve 80 TL ödendiğini, bu hususun dikkate alınmasını gerektiğini bildirdiği halde gerek bilirkişi raporlarında, gerekse mahkemece ileri sürülen bu itiraz sebepleri hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, davacının, davalı Bankanın haksız fiiline dayalı olarak dava açtığı, buna bağlı olarak akdi faiz talep edemeyeceği nazara alınarak feri müdahil …’nin itirazları değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …. vekili ile davalı yanında fer’i müdahil … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve feri müdahil … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz edenler yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.