Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5602 E. 2015/6858 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5602
KARAR NO : 2015/6858
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2014 tarih ve 2013/233-2014/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı Banka vekili, fer’i müdahil TMSF vekili ile ihbar olunan… vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın teşvik ve yönlendirmesi ile …. Şubesi’ne 2.000 TL mevduatını 01.10.1999 tarihinde vadeli olarak yatırdığını, henüz paranın vadesi gelmeden banka yönetimine el konulduğunu ve hesap bedellerinin ödenmediğini, müvekkilinin kasıtlı olarak … Bankası adına açılan hesaba mevduat yatırmasını sağlayan ve bu bankanın paravan bir banka olduğunu gizleyen davalının ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL’nin 01.10.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı…Bank A.Ş. vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, … Bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın… Bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının … hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, aciz vesikası alınmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini, … Banka nezdinde bulunan mevduatların Fon tarafından sigorta edilen mevduat kapsamına da girmediğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
İhbar olunan …. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının …’a yatırdığı mevduatın …Bank .. Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı ancak, fiilen bu hesaba gönderilmeyip, bankanın uhdesinde kaldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak inançlı bir işlem yaptığı, bankanın ise müşterisini zarara uğrattığı, banka ile … arasında organik bir bağ olduğu,… yönetiminin, …. Bank … Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını …. hesabına aktardığı ve davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000 TL’nin 01.10.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı … Bank A.Ş. vekili, fer’i müdahil TMSF vekili ile ihbar olunan …. vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin 26.7.2014 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İhbar olunan … vekilinin 18.8.2014 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, anılan kuruma karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan….’ın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da bulunmadığından ihbar olunan …. vekilinin de temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı …Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan… vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, fer’i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının davacı ve ihbar olunan …’tan ayrı ayrı alınmasına, 13/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.