YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5863
KARAR NO : 2015/13181
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2014
NUMARASI : 2012/140-2014/161
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2014 gün ve 2012/140-2014/161 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/02/2015 gün ve 2014/15834-2015/1211 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 12.03.2012 tarihli ortaklar kurulu toplantısının 7. maddesi ile şirket ortaklarından A.. K..’in TTK’nın 551. md. uyarınca şirketten çıkarılmasına ve bu konuda mahkemeye müracaat edilmesine dair karar alındığını, davalıdan adı geçen ortaklar kurulu kararlarının tescil ve ilanı talep edilmesine rağmen ortaklar kurulu kararının 7. maddesinin TTK’nın 34. maddesi gereğince, usul ve yasaya aykırı şekilde geçici tescil edildiğini ileri sürerek, davalının, müvekkili şirketin 09.03.2012 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında alınan 7 no’lu kararının geçici tescili yönündeki 09.04.2012 tarihli kararın kaldırılarak 7 no’lu kararın kati olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu ortağın ihracı isteminin daha önce davaya konu edilip reddedildiğini, müvekkilinin davaya konu tescil başvurusunu TTK’nın 34/4 madde hükmü bağlamında tescilinde tereddüt bulunan bir hal olarak değerlendirmesinin ve geçici tescil yapmasının hukuka uygun olduğunu, davaya konu ortaklar kurulu kararının hallinin bir mahkeme hükmüne bağlı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 04.02.2015 gün 2014/15834 E, 2015/1211 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 sayılı TTK’nın 36. maddesi uyarınca ticaret sicil memurluğu kararına itiraz istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirketin ortaklar kurulu toplantısının 7. maddesinde alınan dava dışı ortağın TTK’nın 551. maddesi uyarınca şirketten çıkartılmasına ve bu konuda mahkemeye müracaat edilmesine dair kararın geçici tescili yönündeki davalı Ticaret Sicil Memurluğu kararının iptali ile söz konusu kararın kati tescilini talep etmiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK’nın 551/3. maddesine göre haklı sebeple bir ortağın şirketten çıkartılması için esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvaffakat edilmesi şart olup aksi halde dava dinlenemez. Dava izninin verilmiş sayılması için genel kurul toplantısında en az bu kadar reyin dava açılması yönünde birleşmesi mümkün olduğu gibi ortak adedi 20’den fazla olmayan limited şirketlerde TTK’nın 536/2 maddesine müsteniden yazılı rey usuluyle de bu asgari reyin verilmiş olması mümkündür. Hatta TTK 551/3. maddesinde genel kurul toplatısından söz etmeksizin sadece belli sermayeye sahip ortakların izninden söz ettiğinden dava açılması için gerekli izin ve reylerin TTK’nın 520. maddesinde olduğu gibi genel kurul formalitesine gerek kalmaksızın her ortağın ayrı ayrı yazılı beyanları ile sağlanması mümkündür. (Bkz. Prof. Dr. Halil Aslanlı, Prof. Dr. Hayri Domaniç, Limited Şirket Hukuku ve Uygulaması, 1989 Bası, Sayfa 769) Ticaret Sicil Tüzüğünde bu nitelikteki kararların tesciline dair bir düzenleme bulunmadığı gibi TTK’nın 551/3 maddesinin genel kurul toplantısından söz etmeksizin sadece belli sermayeye sahip ortakların izninden söz ettiği göz önüne alındığında davacının dava konusu kararın kati tescilini istemekte hukuki yararı yoktur. Bu durumda davanın kabulüne dair kararın bozulması gerektiğinden, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.02.2015 gün 2014/15834 Esas- 2015/1211 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.02.2015 gün 2014/15834 Esas- 2015/1211 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 09/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.