Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/5882 E. 2015/9324 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5882
KARAR NO : 2015/9324
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2015
NUMARASI : 2014/295-2015/34

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/01/2015 tarih ve 2014/295-2015/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Essen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 26.03.2009 tarih 5 O 12/09 sayılı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dosyaya sunulan tebliğ belgelerindeki dosya numarasının yabancı mahkeme kararının dosya numarasında farklı olduğu, Adalet Bakanlığı’nca dosya numaralarındaki farklılığın kendilerinden kaynaklanmadığının bildirildiği, bu durumda ortada kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olayda, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Adalet Bakanlığı kanalıyla davalı vekiline 19.10.2009 tarihinde tebliğ edildiğine dair belge bulunmasına rağmen, karar tercümesinde kararın, davalıya 03.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği yazılmaktadır. Bu durumda, tebliğ belgelerindeki tarih ile kararda belirtilen tebliğ tarihi örtüşmediğine göre kararın davalıya usulünce tebliğ edilip edilmediği, karara itirazda bulunulup bulunulmadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalıdır. Ancak mahkemece, bu hususta bir araştırma yapılmaksızın, sadece dava dilekçesinin tebliğine dair 27.02.2009 tarihli tebliğ belgelerindeki dosya numarasındaki farklılığın neden kaynaklandığının araştırılması için Adalet Bakanlığına yazı yazılmasıyla yetinilmiş, Adalet Bakanlığı’nca da yanlışlığın kendilerinden kaynaklanmadığı bildirilmesi üzerine genel bir ifadeyle tebliğ belgelerindeki dosya numarasının farklı olduğu, kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle tenfiz isteminin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, Adalet Bakanlığı kanalıyla yabancı mahkemeye, dava dilekçesinin ve kararın tebliğ edilip edilmediği, karara itiraz edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda yazı yazılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın, davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.