YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6044
KARAR NO : 2015/13279
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
MAHKEMESİ : ….. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2015
NUMARASI : 2014/281-2015/86
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.02.2015 tarih ve 2014/281-2015/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili H.. Ç..’ın doğuştan bedenen %60 oranında engelli olup, mahkeme kararıyla kısıtlandığını, annesi müvekkil K.. Y..’ın de veli olarak atandığını, davalı A.. A.. ile iş ve fikir birliği içerisinde bulunan dava dışı kişinin kısıtlıya engelli araba alacağı, kısıtlıyı işe sokacağı yönünde telkinlerde bulunarak noterde bir kısım evraklar imzalattığını, atılan imzaların davalı şirketin kuruluş sözleşmesi olduğu, hile yapılarak kısıtlı davacının diğer davalıyla birlikte şirket ortağı yapıldığını ileri sürerek, şirket ana sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A.. A.. vekili, müvekkilinin dava dışı kişiyle işbirliğinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı H.. Ç..’ı sadece noterde bir defa gördüğünü, vasi tayinine ilişkin kararın şirket kurulması tarihinden sonra olduğunu, açılan davanın dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça ehliyetsizlik ve hile hukuki sebeplerine dayalı olarak şirket sözleşmesinin iptali istenmiş ise de, daha önce verilen kabul kararının davacının sözleşme tarihinde bedensel engelli olması, akıl hastalığının bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığından bahisle bozulduğu ve bu haliyle ehliyetsizlik hukuki nedenine ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği, aynı bozma ilamında davacının hile iddiasının incelenmesi gerektiği belirtildiğinden Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/141 Esas-2014/748 Karar sayılı dosya içeriği de dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda, davacının noterlikte yapılan sözleşmeyi okuyarak kabul ettiği, davalı ile dava dışı Ceylan Demirci’nin davacıyı işe alacaklarına ve engelli arabası vereceklerine ilişkin delil bulunmadığı, bu durumun davacının denetim imkanını ortadan kaldıracak hile boyutunda olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.