Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6200 E. 2015/13730 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6200
KARAR NO : 2015/13730
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA : FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ’NİN 2014/435 ESAS

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2015 tarih ve 2014/160-2015/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada; … ibareli 1. sınıf ürünleri içeren markanın sahibi olan müvekkilinin, 16, 17 ve 35. sınıfta ürün ve hizmetleri içeren, “…” ibareli marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından davalı şirkete ait “….” ibareli markaların mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi uyarınca, 16. sınıftaki plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri haricindeki ürün ve hizmetler için reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla itirazda bulunduklarını, ancak itirazın YİDK’nın 2014/M-1737 sayılı kararıyla reddedildiğini, başvuru konusu işaretin redde mesnet markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, başvurunun önceki markasının serisi niteliğinde olduğunu, bu nedenle kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamına göre; redde mesnet alınan markalarda yer alan saat biçimindeki şeklin herhangi bir yaratıcılık ve özgünlük içermediği, bu markaların asıl ve ayırt edici unsurunun “….” ibaresi olduğu, başvuru konusu işaretin “….” ibareli olup, asıl ve ayırt edici unsurunun “….” ibaresi olduğu, kelimenin altının çizili olması dışında başkaca bir unsur içermediği, her iki ibarenin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, başvurunun kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin, 16. sınıftaki “plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri” haricinde tamamının redde mesnet markaların kapsamında aynen yer aldığı, yani ürün ve hizmetlerin aynı türden oldukları, aynı amaçla kullanıldıkları, alıcılarının aynı kişiler olduğu, aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı yerlerde satıldıkları, birbirini yerine ikame edilebilme olanağının da bulunduğu, normal ve ortalama düzeydeki yararlanıcı ve tüketicilerin ilk bakışta ve derhâl herhangi bir araştırma yapmasına gerek kalmaksızın bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, başvuru konusu işaretin 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesinde yazılı mutlak ret nedenini aşmasının olanaksız olduğu, davacının yargılama konusu başvurusu kapsamında 1. sınıf ürünlerin bulunmadığı, önceki markasının ise sadece 1. sınıf ürünleri içerdiğinin gözlemlendiği, başvuru konusu işaretin bu haliyle davacının önceki markasına değil, redde mesnet markalara yanaşmakta ve onların bir serisi olarak algılanmakta olduğu, davacının marka tescil başvurusunun daha ilana çıkmadan 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi hükmü uyarınca resen reddedildiği, davalıların başvuruya yönelik henüz bir itirazları ve bunun üzerine verilmiş bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davalı ….’ye karşı açılan davanın esastan, davalı şirkete karşı açılan davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.