YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6224
KARAR NO : 2015/13392
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : … .. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2014
NUMARASI : 2014/67-2014/330
Taraflar arasında görülen davada ….. .. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2014 tarih ve 2014/67-2014/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … … vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 1984 yılından bu yana giyim sektöründe ticaret unvanının ayırıcı unsuru ….. ibaresi ile dünyanın dört bir yanında ticari faaliyette bulunduğunu, TPE nezdinde “…. ..” ibareli 25. sınıftaki kemer ürünlerini içeren 02.06.2005/22289 ve “…. ..” ibareli 18. sınıftaki ürünleri içeren 19.08.2010/54221 sayılı tanınmış markalarının tescilli olduğunu, davalının 2011/54161 başvuru sayılı “.. …..” ibareli, 25. sınıftaki ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Resmî Marka Bülteni’nde ilân olunduğunu, bunun üzerine kötüniyet, iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, tekrar yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından 2014/M-7849 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin “…. ..” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … … vekili; görsel, işitsel ve anlamsal olarak “……..” ibaresini içeren başvuru konusu işaretin davacının “….. ..” ibareli markaları ile ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulunmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, başvurunun kötüniyetli bulunmadığını, …… ibaresinin ayırt edicilğinin düşük seviyede olduğunu, birçok firma adına tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; YİDK kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markasındaki asıl ve ayırt edici unsurun …. ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin kapsamında bulunan ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin “……..” ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun “……..” sözcüğü olduğu, sözcüğün yanında “…” rakamının bulunmasının ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, başvuru kapsamında yer alan ürünler ile davacının markalarının kapsamındaki ürünlerin aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikame edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere/işletmelere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmasının kaçınılmaz olduğu, bu sebeple davacının iltibas vakıasına dayanarak 25. sınıftaki ürün ve hizmetler bakımından davalı başvurusunun tescilini engelleyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK’nın 2014/M-7849 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2011/54161 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı … … vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … … vekili ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … … vekili ve davalı …. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalı … … vekili ve davalı …’den peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.