YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6755
KARAR NO : 2015/7618
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2014
NUMARASI : 2014/56-2014/1013
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2014 tarih ve 2014/56-2014/1013 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ihyasına karar verilmesini istediği şirkette daha önce hizmet sözleşmesine bağlı olarak çalıştığını, çalışma sürelerinin SGK ya tam olarak bildirilmemesi nedeni ile hizmet tespiti amaçlı dava açtıklarını, bu davanın yapılan yargılaması sırasında şirketin tasfiye edilip ticaret sicil kaydının silindiğini öğrendiklerini belirtip, şirketin ihyasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ticaret sicil kaydı kapatılan şirketin ihyasına karar verilebilmesi için şirketin daha önce kayıtlı olduğu ticaret sicil müdürlüğü ile son tasfiye görevlisinin zorunlu olarak davalı gösterilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca ihyası istenen şirketin davalı olarak gösterilmesi gerekmediği için hakkında dava açılan Özel D. Ltd. Şti. hakkındaki davanın davalı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği, davacının bu şirkette SGK’ lı olarak çalıştığı, çalışmalarının eksiksiz olarak SGK ya bildirilmediği iddiası ile Adana 1. İş Mahkemesi’nde halen süren 2013/162 Esas sayılı davayı açtığı, tasfiye işlemi ile amaçlanan şirketin tüm varlıklarının belirlenip varsa borçları ödendikten sonra sicil kaydının kapatılması olduğu, sicil kaydının kapatılmasından sonra da olsa şirket aleyhine açılmış bir davanın varlığı halinde tasfiye işleminin usulüne uygun şekilde yerine getirildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, somut olayda olduğu gibi açılan davanın sonuçlandırılabilmesi amacıyla sınırlı olarak şirketin ihyasına karar verilmesi zorunluluğu olduğu, ihya koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın davalı sıfatı yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden; daha önce Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 42253 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye işlemi sonucu sicil kaydı kapatılan tasfiye halinde Özel D. Tıp Kadın Hastalıkları ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin Adana 1. İş Mahkemesi’nde açılan 2013/162 Esas sayılı dava sonuçlanıncaya kadar ve bu işle sınırlı olarak İHYASINA, şirketin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere S.. E..’ın atanmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, ticaret sicil kaydı kapatılan şirketin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde husumetin, ihyası istenen şirkete yöneltilemeyeceği gerekçesi ile şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulü ile ihyaya karar verilmiştir. Ancak; aleyhine dava açılan şirketin sicil kaydının terkin edilmiş olmasına ve dosya kapsamında bulunan ve Av. H.. Ö..’in vekil olarak tayin edildiği vekaletnamenin de davalı tasfiye memuru tarafından verilmiş olmasına rağmen, mahkemece davalı şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin “Hakkındaki…” ibaresi ile başlayan 2. cümlesinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.