YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6830
KARAR NO : 2015/13910
KARAR TARİHİ : 24.12.2015
MAHKEMESİ : İ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2011/418-2014/25
DAVACI : M.. A..
DAVALI : T
Taraflar arasında görülen davada İ verilen 20/02/2014 gün ve 2011/418-2014/25 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/01/2015 gün ve 2014/12278-2015/569 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin T 2006 yılında eşi ile birlikte kurduğunu, mermerlerin her renkte boyanabilmesi adlı buluşunun patentini 23.10.2001 tarih 2001/022550 noda adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin kendi imkanları ölçüsünde G faaliyet gösterdiği sırada davalı şirketin sonradan ortağı olan .. tanıştığını, onun aracılığıyla da diğer ortakları tanıdığını, söz konusu kişilerin müvekkilinin buluşunun önemini kavrayarak davalı şirkete ortak olup işleri büyütmek istediklerini, bu nedenle aralarında hisse devrine ve yeni ortaklık şekline dair analaşmalar yapılarak müvekkiline ait hisselerin bir kısmının anılan kişilere devredildiğini, aynı zamanda müvekkiline ait patent hakkının da bu anlaşmalar uyarınca davalı şirkete devredildiğini, Hadımköy’de yeni bir fabrika kurulup fuar organizasyonlarına katılındığını, müvekkilinin patentinin büyük talep görmesi üzerine diğer şirket ortaklarının müvekkilini ortaklıktan çıkarıp patentten yararlanmak istediklerini, bu amaçla müvekkili ve eşine sermaye koyma borcunu ödemesi yönünde ihtarlarda bulunarak 30.09.2011 tarih 2011/1 sayılı ortaklar kurulu kararıyla sermaye taahüdünü yerine getirmediği gerekçesiyle müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, yapılan işlemlerin taraflar arasındaki özel anlaşmalara ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının da sermaye borçlarını yerine getirmediğini ileri sürerek 30.09.2011 tarih 2011/1 sayılı ortaklıktan çıkarmaya dair kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve şirket ortağının kendisi ile ilgili genel kurul kararı aleyhine her zaman dava açabilecek olması nedeniyle; mahkemenin iptal davası açmak için şekli koşulların yerine getirilmediğine dair gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, 6762 sayılı TTK’nın 529.maddesinde açıklanan koşulların gerçekleştiğine ilişkin gerekçesinin isabetli olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.