Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6951 E. 2016/1289 K. 10.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6951
KARAR NO : 2016/1289
KARAR TARİHİ : 10.02.2016

MAHKEMESİ : … FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
.

Taraflar arasında görülen davada ….Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/02/2015 tarih ve 2012/280-2015/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” markasını 2004 yılından itibaren dünyanın bir çok yerinde tescil ettirdiğini, …’de ise, 23/11/2011 tarihinde 2011/97623 no’lu tescil başvurusunda bulunduğunu ancak, başvurularının reddi ile markalarının davalı tarafından kullanıldığını öğrendiklerini, davalının 2006 yılında markanın … distribütörü olmak için kendilerine başvurduğunu, anlaşma sağlanamaması üzerine kötüniyetle müvekkilinin markasını, müvekkilinin logosuna çok benzer bir logo ile aynı sektörde tescil ettirerek kullanmaya devam ettiğini ve kendisini … Distribütörü olarak gösterdiğini, sahte ürünlere müvekkilinin logosunu basarak haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunduğunu,…4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2012/33 D. İş dosyası ile bu durumu tespit ettirdiklerini, davalının kötüniyetli eylemlerine son vermediğini, müvekkilinin markasının yalnızca kendi sektöründe değil toplumda da tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka olduğunu, markalarının Avrupa Birliği,… Haklar Teşkilatı ve 110 ülkede tescilli olduğunu ileri sürerek, davalının 2007/57018 no’lu “…” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin bu markayı 2000’li yıllardan beri kullanan, ortakları aynı olan … Teknolojileri İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.’den 2005 yılında devraldığını, müvekkilinin 2005/52352 sayılı markası için dava açma süresinin geçtiğini, müvekkilinin adına tescilli markasını kullandığını, distribütörlük iddiasının doğru olmadığını, davacının … pazarına girmek istediğinde müvekkiline başvurup, markayı satın almak istediğini, davacının kötüniyetli olduğunu, tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını, markanını tanınmışlığının müvekkili sayesinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “…” ibareli markasının sektörel tanınmış marka niteliğinde olduğu, davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiğinden markadan haberdar olmadığı ya da bilgisinin bulunmadığı yolundaki savunmasına itibar edilemeyeceğinden henüz tescil başvurusu sırasında sektörel anlamda tanınmış olan marka ibaresinin bire bir aynısını marka olarak tescil ettirmesinin kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabülü ile, davalı adına tescilli 2007/57018 no’lu “…” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.