YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/719
KARAR NO : 2015/5456
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2013/328-2014/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına … nezdinde 12, 35, 37, 39. sınıflar yönünden tescilli “…” ibareli 2003/25238 sayılı markanın bulunduğunu, davalının 2010/20189, 2010/20190, 2010/26796 sayılı “… + Şekil” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı markalarının esas unsurunu teşkil eden “…” ibaresinin müvekkilinin markasıyla birebir aynı olduğunu, davalı markalarında yer alan diğer unsurların benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olmadığını, davalı markaların müvekkilinin markasının kapsadığı sınıflar bakımından kısmen örtüştüğünü, davalının marka tescilinin mükerrer tescil niteliğinde bulunduğunu davalının kullanımının tescil ettirilen şekline aykırı olduğunu ileri sürerek davalı adına … nezdinde tescilli 2010/20189, 2010/20190, 2010/26796 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine davalının eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve bu eylemlerin men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markalar ile davacı markasını iltibasa mahal verir düzeyde benzer olmadığını, davacı markasının coğrafi kaynak bildirir nitelikte olmasın nedeniyle yeterli ayırt ediciliğe sahip bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; somut olayda taraf markalarında yer alan “…” ibaresinin ortak olduğu, bu ibarenin markaların asli unsurunu teşkil ettiği, davalı markalarına yapılan eklerin ayırt edicilik sağlamayıp,davacı markasının serisi veya davacıyla aynı işletmeden kaynaklı oldukları yönünde algı yarattığı, markaların tescilli oldukları 35, 37, ve 39. sınıflar yönünden ortak olduğu, davacının marka üzerinde öncelik hakkını bulunduğu, davalının tescilli markasını kullanımının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, gerekçesiyle davalı adına tescilli 2010/… sayılı “… + Şekil,” 2010/… sayılı “…+ Şekil” ve 2010/… sayılı “… + Şekil” ibareli markaların 35, 37 ve 39. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.