Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7517 E. 2015/13506 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7517
KARAR NO : 2015/13506
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

MAHKEMESİ : … .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2014
NUMARASI : 2014/730-2014/236

Taraflar arasında görülen davada … … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2014/730-2014/236 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/12/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … … ile davalı vekili Av. … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketten olan alacağına dayalı olarak şirket aleyhine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu kararın … 3.İcra Müdürlüğü aracılığıyla işleme koyulduğunu, verilen tedbir kararının infaz işlemleri devam ederken söz konusu borcun ödenmesi konusunda müvekkili ile dava dışı borçlu şirket arasında 21.08.2007 tarihli protokolün imzalandığını, borcun 90.000 USD’sinin peşin ödendiğini, bakiye 310.000 USD için ise müvekkiline çek verildiğini, protokolde davalıya ait taşınmazın, 310.000 USD alacağın teminatı olarak kabul edildiğini, dava dışı şirketin borcuna kefil olan davalının, vekili aracılığıyla 310.000 USD borcun teminatı olarak taşınmazına haciz konulması yönünde icra dosyasına beyanda bulunduğunu, bu beyan üzerine icra müdürlüğünce taşınmazın kaydına şerh konulduğunu, daha sonra protokol uyarınca verilen çeklerin karşılıksız çıktığını ve kabul edilen borcun müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, müvekkilinin alacağının davalının maliki bulunduğu ve teminat olarak gösterilen taşınmazdan tahsili hakkının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça dayanılan protokolün davacı ile dava dışı şirket arasında yapıldığını, müvekkilinin taraf olmadığı protokol ile bağlı bulunmadığını, müvekkilinin haciz baskısı altında gayrimenkulünün haczine muvafakat ettiğini, böylece şirketin bankalardaki hesaplarına konulan hacizlerin kaldırıldığını, davacının icra takibine konu ettiği ihtiyati tedbirin kesinleşmiş mahkeme kararı ile kaldırıldığını, bu nedenle ihtiyati tedbirin uygulandığı icra dosyasında yapılan işlemler ile bu kapsamda yapılan protokolün geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile dava dışı şirket arasında düzenlenen protokolde davalının taraf olmadığı, dolayısıyla bu protokol uyarınca davalının, protokole konu borca kefil olduğunun söylenemeyeceği, diğer bir deyişle anılan protokolün taraflarının, davalının taşınmazını teminat olarak kabul etmelerinin geçersiz bulunduğu, davalının verdiği 13.03.2007 tarihli vekaletnamenin de davalının kefil olması sonucunu yaratmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.