Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7520 E. 2015/9356 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7520
KARAR NO : 2015/9356
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ : ERZİNCAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2013/10-2013/400

Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2013/10-2013/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı E.. Ş… temsilcisi ve birkısım davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin %15 oranında hisseyle ortak olduğu Ü. İ. Şirketinin davalılardan E. O. tarafından E. O.’ın akrabalarının kurduğu E.. Ş..’ye devredildiğini, fakat TTK’da öngörülen prosedüre uyulmadığını ifade ederek devrin iptalini ve zararın tespit edilmesini istemiş, yargılama sırasında davanın konusunun davalı Ü. Şirketine ait akaryakıt istasyonuna ait kira sözleşmesinin diğer davalı şirkete devri olduğunu, zarar tespitine konu dava değerinin ise 20.000 TL olduğunu beyan etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, şirket ortaklarının taraf sıfatının bulunmadığını, sözleşmenin iptali ve zarar tespiti istemlerinin aynı davada ileri sürülemeyeceğini, kaldı ki, şirket devrinin söz konusu olmadığını sadece kira sözleşmesinden kaynaklanan hakların devredildiğini, bu devir yetkisinin ise Ö.. O..’ında imzasının bulunduğu noterlik belgesiyle E. O.’a verildiğini, E. O.’ın bu yetkiye ve kira sözleşmesinin hükümlerine dayalı olarak petrol istasyonundaki kiracılık hakkını E.. Ş..’ye devrettiğini ifade ederek davanın reddini savunmuştur.
E.. Ş… temsilcisi Y. N.; devir işleminde muvazaa bulunmadığını dile getirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kural olarak eda davasının açılmasının mümkün olduğu durumlarda tespit davası açılamayacağı, zira bu durumda tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, hukuki yararın ise bütün davalar yönünden davanın görülebilirlik koşullarından olduğu, zararının olduğunu savunan davacının eda davası açma imkanına sahip iken tespit davası açtığı bu taleple ilgili hukuki yararın bulunmadığı, kira sözleşmesinin devri yönünden ise Ü. Şirketinin gerçek kişi ortaklarının taraf sıfatının bulunmadığı, diğer şirketler açısından durum değerlendirildiğinde; kiracılık hakkı devredilen petrol istasyonunun Ü.İ. Şirketi’nin tek aktifi olduğunun mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edildiği, devrin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 443/2 maddesi uyarınca aktiflerin tamamının satılabilmesi için genel kurulun kararının gerekli olduğu, dolayısıyla şirket müdürü E. O.’ın kendi tasarrufuyla devir yapma yetkisi bulunmadığı, öncelikle E. O.’a yetki veren genel kurul kararının sıhhatinin incelenmesi gerektiği, toplantı ve karar yeter sayılarına sicil dosyasındaki pay oranları dikkate alındığında ulaşıldığı; ancak toplantıya davetin yasa hükümlerine uygun olarak yapılmadığı, dolayısıyla söz konusu kararın yok hükmünde olduğu, bununla birlikte devrin yapıldığı tarihte E. O.’ın her iki şirketinde müdürü olduğu; ancak devir sözleşmesini E.. Ş… adına diğer münferit yetkili müdür Y. N.’ın imzaladığı, bu gerçek gözetildiğinde E.. Ş… temsilcisi Y.N.’ın iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceği ve geçersizliğin E.. Ş..’ye karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle zarar tespiti davasının dava şartı (hukuki yarar) yokluğundan reddine, kira sözleşmesinin devrinin iptali davası yönünden; gerçek kişi davalılara yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı şirketlere yönelik davanın kabulüne, anılan şirketler arasında imzalanan Erzincan 1. Noterliği’nden tanzim ve tasdikli 04858 yevmiye numaralı 28 Mayıs 2012 tarihli “devir sözleşmesi” başlıklı Ü. İ. Akaryakıt İstasyonu ve Sosyal Tesisleri ve müştemilatıyla ilgili kiracılık hakkının Ü. İ. A.Ş. tarafından E.. Ş..’ye devrine yönelik sözleşmenin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı E.. Ş… temsilcisi ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı gerçek kişiler E.. O.., E. O., O.. O.., G.. O.. ve F.. Ö.. vekili her ne kadar mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, adı geçen davalılar yönünden mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, bu nedenle aleyhine hüküm kurulmayan davalı gerçek kişilerin kararı temyiz etmelerinde hukuki yarar bulunmadığından mümeyyiz davalıların temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı E.. Ş… temsilcisi Y. N. ile davalı Ü.İ. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişiler E.. O.., E.O., O.. O.., G.. O.. ve F.. Ö.. vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı E.. Ş… temsilcisi Y.N. ile davalı Ü. İ. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 136,00 TL temyiz başvuru harcı ile 683,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı E.. Ş..’den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 657,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Üzümlü İpekyolu Şirketinden alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 143,10 TL harcın temyiz eden davalı gerçek kişiler E.. O.., E. O. O.. O.., F.. Ö.. ve G.. O..’a iadesine, 16/09/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya kapsamı uyarınca, davalı Ü.A.Ş’nin borca batık durumda olduğu, Ü.Belediye Başkanlığı ile yapılan kira sözleşmesi uyarınca 25 yıl süreyle işletme hakkına sahip olduğu saptanan petrol istasyonunun gayrifaal durumda olup şirket uhdesindeki akaryakıt ve LPG satışına ilişkin ruhsatların dava konusu devir işleminden çok önce iptal edilmiş bulunduğu, her ne kadar alınan bilirkişi raporunda, şirketin defterlerinde petrol istasyonundaki binaların şirket aktifine dahil olduğu belirtilmiş ise de istasyondaki bina ve müştemilatın, yapılan kira sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere Belediye Başkanlığının mülkiyetinde olup bunlar üzerinde şirketin sadece kiracılık hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda g.faal durumdaki şirket için giderek artan bir mali yük haline gelmiş bulunan kiracılık hakkının devredilmesinin şirketin tüm aktiflerinin devri niteliğinde görülemeyeceği, bunun ticari nitelikte ve yönetim kurulunun görevi dairesinde ve toplantı-karar nisabına uygun olarak alınmış bir karar olup şirketin yararına olup olmadığı hususu araştırılmaksızın kiracılık hakkının devrinin iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığı, öte yandan mahkemece 23.5.2012 tarihli sözü edilen yönetim kurulu kararının genel kurul kararı olarak değerlendirilerek 6762 sayılı Kanun’un 370. maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle yok hükmünde olduğunun değerlendirilmesinin de ayrıca yerinde bulunmadığı açıktır. Tüm bu hususlar dairesinde yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan Daire çoğunluğunun aksi yöndeki kararına katılamıyorum.