Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7528 E. 2015/9339 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7528
KARAR NO : 2015/9339
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ : KARAMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2013
NUMARASI : 2012/257-2013/276

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2012/257-2013/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı K. Tarım ve Hayvancılık A.Ş’nin %1 hisse ortağı olduğunu, davalı Ş.. K..’un ise bu şirketin malik olduğu K. M. D. Köyü .. ve ..parsel sayılı taşınmazlar üzerine tesis edilen bedelsiz teminat ipoteğinin alacaklısı olduğunu ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe giriştiğini, davalı İ.. Y..’ın ise davalı Ş.. K..’un damadı ve aynı zamanda şirketin geçici ve tedbiren kayyımı olduğunu, Ş.. K.. tarafından yapılan takibe kayyım olarak itiraz etmediğini ve borç ikrarında bulunduğunu, kayyımlık görevini kötüye kullandığını ileri sürerek Aksaray 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/452 sayılı icra takibinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, borç ikrarının ve takibin iptalini, şirket taşınmazları üzerine konulan ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve ipoteğin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Ş.. K.. ve İ.. Y.. vekili; davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, alacaklı borçlu sıfatı taşımadığını, icra takibinin tarafı olmadığını, icra takibinin tarafı olmayan davacının dava açma hakkı yani taraf sıfatı olamayacağını, borçlu olmayan davacının böyle bir dava açamayacağını savunarak dava şartı yokluğundan davanın reddini istemiştir.
Davalı K. Tarım Hayvancılık Gıda San. Tic. A.Ş. kayyımı olarak İ.. Y..; davacının söz konusu şirketi temsil etme hakkı bulunmadığını, ipotekli taşınmazların K. Entegre Et ve Gıda San. Tic. A.Ş. tarafından üzerindeki ipotekle birlikte satın alındığını, şirket yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde tesis edilmiş bir ipotek olmadığını, ipotek tesisinin temel dayanağı işlemin gayrimenkulün önceki maliki K.Entegre Et ve Gıda San. Tic. A.Ş. yetkililerince yapıldığını, kendisi ile ilgili olmayan işlem için muvazaa iddiasının ileri sürülemeyeceğini savunarak haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı İ.. S.., Ş.. K.., İ.. Y.. ve K. Tarım A.Ş. arasında alacak-borç ilişkisinin varlığını gösteren bir belgenin dosyada bulunmadığı, dosyada borç belgesi olarak bulunan Aksaray 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/452 sayılı dosyasına dayanak yapılan ipoteğin teminat ipoteği niteliğinde olup lehdarı tarafından alacağın varlığını ispat eden belge ibrazı ile birlikte hüküm ifade edeceği, tek başına borç oluşturan belge niteliğinde kabul edilemeyeceği, K. A.Ş’ye atanan kayyımın şirketin mal varlığını korumakla yükümlü olduğu, menfi tespit davalarının tarafı olabilecek kişilerin açıkça belirlendiği, iş bu davaların ilgili borçlu tarafından açılabilecek davalar olduğu, dolayısıyla borçlu olmayan davacının böyle bir dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 2013 yılı AAÜT’nin 7/2. maddesinde yer alan düzenlemeye göre; husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunması gerekirken, mahkemece, borçlu olmayan davacının menfi tespit davası açamayacağı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmesine rağmen davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, karar bu yönüyle bozmayı gerektirmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 3. numaralı fıkrasındaki “7.650 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.320,00 TL” yazılmasına, bu şekilde davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.