YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/790
KARAR NO : 2015/5830
KARAR TARİHİ : 27.04.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2014 tarih ve 2014/10-2014/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “…” ve “…” ibareli markaların … nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, 24.05.2001 tarihinde kolluk güçlerince davalı işyerinde yapılan aramada aynı markaları taşıyan bir kısım taklit ürünlerin ele geçirildiğini, ceza mahkemesince ürünlerin müsadere edildiğini, ancak Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK.’de suç ve cezaları düzenleyen ilgili maddeleri iptal ettiğini, kararla birlikte oluşan hukuki boşluğun süresi içinde giderilmediğini ileri sürerek davalı işyerinde ele geçirilen ürünlerin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, markaya tecavüzün durdurulmasını, anılan ürünlerin imhasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, marka hakkına tecavüz eyleminin bir haksız fiil oluşturduğu, TBK’nın 72’nci maddesi uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle eylemin zaman aşımına uğrayacağı, 2 ve 10 yıllık zaman aşımı sürelerinin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.