Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7911 E. 2015/9147 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7911
KARAR NO : 2015/9147
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : KAYSERİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2015
NUMARASI : 2015/3-2015/278

Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2015 tarih ve 2015/3-2015/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafından, müvekkili aleyhine Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/489 esas sayılı dava dosyasında, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 33.000,00 TL’nin müvekkilinden faiziyle tahsili amacıyla dava açıldığını, söz konusu davada yapılan yargılama neticesinde 21.07.2010 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilince temyiz edilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 02.04.2012 tarihli ilamıyla onandığını, bunun üzerine davalının İstanbul 8. İcra Dairesi’nin 2010/25094 esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibine devam ettiğini, takip sırasında müvekkilini 24.5.2012 tarihinde haricen davalı şirkete 67.000,00 TL ödemede bulunduğunu, müvekkilinin karar düzeltme istemi neticesinde onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın bozulduğunu, bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğini, kararın 10.1.2014 tarihinde kesinleştiğini, davalı tarafından İİK’nın 40. maddesi uyarınca 67.000,00 TL’nin icra dosyasına iadesinin sağlanıldığını, ancak icra tehdidi altında ödenen paranın kullanılamamasından kaynaklı müvekkil zararının karşılanmadığını ileri sürerek haksız tahsil edilen 67.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 24.05.2012 tarihinden iade tarihi olan 14.03.2014 tarihine kadar geçen süre zarfında işleyecek avans faizi olan 17.990,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın ticari nitelikte olmayan alacak davası olduğunu, bu nedenle davaya bakma hususunda asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkil şirketin merkezinin Ş.İ.’da bulunduğunu, davaya konu olayın müvekkilinin şubesince yapılan bir işlemden de kaynaklanmadığını, bu nedenle davaya bakma hususunda İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu, davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, açılan davanın esastan da reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında dava konusu hukuki ihtilaf dışında ticari ve sözleşmeye dayalı ilişkinin bulunmadığı, dava konusu olayın davalı şirketin K. İrtibat Bürosu veya Şubesi’nin eyleminden kaynaklanmadığı, davalının davacı tarafından keşide edilen çeke dayalı olarak açtığı sebepsiz zenginleşme davasını Kayseri’de görülmesinin sonrasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların da Kayseri Mahkemeleri’nde görülmesini gerektirmediği, davasının merkezinin yetkisizliğine, İstanbul’da bulunduğunu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine kararın kesinleşmesi sonrasında talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere ve mahkemece davalı vekilinin göreve ilişkin itirazının reddiyle dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, taraflardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.