Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7940 E. 2015/9657 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7940
KARAR NO : 2015/9657
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :07/04/2015
NUMARASI : 2014/956-2015/294

Taraflar arasındaki davanın Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07/04/2015 tarih ve 2014/956-2015/294 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı I.. A… vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.433 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y K Şubesinde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, YA.Ş’nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 5.245,74 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yönetici konumunda olan davalılar S.. E.. ile M.. Y.. ve davalı I.. A..’nin davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle 4.360 TL’nin taleple bağlı kalınarak vade sonu kabul edilen 14.01.2000 tarihinden itibaren davalı I.. A..’den tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A… vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı I.. A… vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı I.. A… vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fer’i müdahil T.. T.. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.