YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8228
KARAR NO : 2015/11198
KARAR TARİHİ : 28.10.2015
MAHKEMESİ : GEBZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2013
NUMARASI : 2011/167-2013/314
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2011/167-2013/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı A.. Ö.. vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının maliki olduğu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle davalı Banka’da açtırılan hesaba kamulaştırma bedelinin yatırıldığı, S.. A..’ın sahte nüfus cüzdanına dayalı olarak adına çıkarttığı vekaletname ile bankadan parayı çektiğini, noterliğin de banka personelinin de gerekli özeni göstermediği ve olayda sorumluluğunun olduğu ileri sürülerek 110.722 TL’nin çekilme tarihi olan 18/12/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı A.. Ö.. vekili; müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyeti olduğunu, hakkında yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Banka vekili; müvekkilinin gerekli özeni gösterdiğini, kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini, bankaya sunulan vekaletnamenin sahte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Suat adına usulüne uygun tebligat yapıldığı halde, davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; notere vekaletnameye dayanak olarak sunulan kimlik belgesinde mahalle isminin farklı olduğu, kimlik üzerindeki fotoğrafında davacıya ait olmadığı, ilgili Nüfus Müdürlüğünce düzenlenmediği ve sahte olduğu, alınan imza ve yazı örnekleri karşılaştırıldığında vekaletnamedeki imza ve yazının davacı eli ürünü olmadığına kanaat getirildiği, kaldı ki vekaletnamenin düzenlendiği tarihte davacının yurt dışında olduğu, davalı Noter A.. Ö..’in ise sahteliği anlaşılamayan kimlik belgesiyle vekaletname düzenlemesinin tek başına sorumluluğunu doğurmayacağı, olayda asıl sorumluluğun sahte vekaletname düzenlettiren ve parayı çeken Suat ve davalı bankada olduğu gerekçesiyle Davalı A.. Ö.. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 110.722 TL’nin 18/12/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı A.. Ö.. vekili ve davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı Banka’nın kendi uhdesinde bulunan kamulaştırma bedelini davacıya ödemekle yükümlü bulunmasına, paranın yetkisiz kişilerce çekilmesinde davacının kusurlu olduğunun iddia edilmemiş olmasına göre davalı Z. Bankası vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; Noterlik Kanunu’nun 162/1. maddesi düzenlemesine göre, “Stajiyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterler, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar.” Dava konusu olayda, noter katibi tarafından sahte kimlik belgesine dayalı düzenlenen vekaletname ile davalı Banka’dan davacıya ait kamulaştırma bedeli haksız olarak çekildiği ve davacı zarara uğradığına göre, meydana gelen zarardan davalı noter A.. Ö..’in de kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumlu tutulması gerekirken, yazılı gerekçelerle noter yönünden davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı A.. Ö.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince ; bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Z. Bankası vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. Ö.. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 5.672,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka’dan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı A.. Ö.. ve davacı B.. K..’a iadesine, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.