YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/840
KARAR NO : 2015/5410
KARAR TARİHİ : 17.04.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.09.2014 tarih ve 2014/550-2014/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı şirkette %20 pay sahibi olduklarını, davalının şirketi yedi yılı aşkın zamandır tek başına temsil ve ilzam ettiğini, şirketin gelirlerini ticari defterlerine kaydetmediğini, şahsi giderlerini şirketin hesabından karşıladığını, aynı zamanda şirkete ortak olan kardeşlerine ödemelerde bulunduğunu, durumun vergi idaresince tespit edilerek şirkete ceza kesildiğini, yaptığı yolsuz işlemlerle müvekkillerinin kar paylarını almalarını engellediğini, davalının TTK’nın 336/2. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, her bir müvekkili için ayrı ayrı 500.00 TL’nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların doğrudan kendileri adına tazminat davaları açamayacaklarını, şirkete verilmek üzere bu davalarını açmaları gerektiğini, sermayenin sadece fabrika inşaatının tamamlanmasına yettiğini, diğer mal varlığının müvekkili ve kardeşleri diğer ortaklar tarafından karşılandığını, zarara uğratma iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacıların davasının mülga 6762 sayılı TTK’nın 309 ve 340.maddeleri kapsamında açılan bir dava olduğu, böyle bir davada hükmedilecek tazminatın ancak dava dışı ortak olunan şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açılabileceği, davacıların şirket adına değil de kendi adlarına tazminat talebinde bulundukları ve bu şekilde dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 17.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.