Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/845 E. 2015/6070 K. 29.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/845
KARAR NO : 2015/6070
KARAR TARİHİ : 29.04.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2012/144-2014/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1994 yılından beri faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ticaret unvanının esaslı unsurunun “…” ibaresi olduğunu, müvekkili adına tescilli “…” ibareli markalar bulunduğunu, davalı tarafından “…” kelimesinin müvekkilinin faaliyet alanı ile aynı alanda ticaret unvanı içinde ve tanıtım araçlarında kullandığını, davalının bu kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalının farklı kalitedeki ürünleri sebebiyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, müşterilerinin firmaları karıştırdığını belirterek, müvekkili adına tescilli markaya vaki tecavüzün durdurulmasını, men’i, ref’i, ortaya çıkan maddi durumun sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının ticaret unvanı ve diğer tanıtım vasıtalarından “…” ibaresinin çıkarılmasını ve silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin “sızdırmazlık amacıyla sanayide kullanılan parçalar” üretmekte olduğunu, davacının ürettiği ürünlerle müvekkilinin ürettiği ürünler ve/veya hizmetlerin benzer olmadığını, sektörel farklılık olduğunu, müvekkilinin kullanımının davacı markasına teavüz teşkil etmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “…” kelimesini “…” olarak kullandığı, ancak bu kullanımın gerçekleştiği ürünlerin davacı markasının kapsamındaki ürünlerle ilişkili olmaması bakımından … kodlu markaya tecavüz durumunun oluşmadığı, davalının ticaret unvanının tescil tarihinin 11/10/2002 olduğu, davacının ticaret unvanının terkin talebinde uzun süreli sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığı, tescilli ticaret unvanının kullanımı yasal bir hakkın kullanımı olup tescilli ticaret unvanı olarak kullanımın haksız rekabet yarattığından söz edilemeyeceği, davacının 2009/72020 kod numaralı markasının başvuru ve tescil tarihlerinin davacının ticaret unvanının tescil tarihinden sonra olması nedeniyle bu marka tesciline dayanarak 8/5 maddesi
doğrultusunda haksız rekabet yarattığından söz edilemeyeceği, davalının ticaret unvanını hizmet sınıfında markasal kullandığı, ancak ticaret unvanının hizmet sınıfında markasal kullanımı yönünden davacının … kod numaralı markasında hizmet sınıfı bulunmaması ve 2009/… de hizmet sınıfı var ise de davalının söz konusu ibareyi tescilsiz olarak kullanımının bu marka başvurusundan ve tescilinden önce olduğu, davalının bu yönden 8/3 maddesine göre öncelik hakkı ve gerçek sahipliği bulunduğu tescilli ticaret unvanın hizmet sınıfında markasal olarak kullanım önceliğinin davalıda olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.