YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/849
KARAR NO : 2015/5229
KARAR TARİHİ : 15.04.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/10/2014 tarih ve 2014/198-2014/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “…” ibareli markalar ile şekil markaların bulunduğunu, davalının bu marka ve logoları taşıyan muhtelif tekstil eşyalarını satışa arzettiğini, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile 3.036 adet tescilli markaların taklit edildiği tişörtün davalının işyerinde ele geçirildiğini ileri sürerek davalıya ait işyerinde ele geçirilen ürünler üzerine, müvekkiline ait markaların konulmuş olmasının, davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, marka haklarına tecavüzün durdurulmasını, davalının markaların aynen ve/veya benzerlerini kullanmasının, bu markaları taşıyan malları üretmek, satmak vs. fiillerinin yasaklanmasını, markaları taşıyan emtianın imhasını, tüm yediemin ücreti ile imhaya ilişkin masrafların davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, eşyalara 14.07.1999 tarihinde el konulduğundan dava tarihi itibariyle taleplerin zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin ütü paket işini yaptığını, piyasadan ihraç fazlası 3.036 adet “…” markalı ürünleri satın aldığını, 556 sayılı KHK’nın 61/A-c maddesinin Anayasa Mahkemesi’nce iptali nedeniyle el konulan eşyanın suç eşyası olmaktan çıktığını, ürünlerin müvekkiline tesliminin gerektiğini, ortada bir tecavüzün bulunmadığını, malların orijinal olduğunu, müvekkilinin anılan ürünleri satışa arz etmediğini, üretmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 14/07/1999 tarihinde davalıya ait işyerinde ele geçen toplam 3036 adet … marka ve logolu taklit tişört nedeniyle davalının eyleminin davacının marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, devamının önlenmesine, davalının bu malları mevcut hali ile satmasının, satışa arz etmesinin, ihraç etmesinin, herhangi bir şekilde ticarete koymasının ve üretmesinin yasaklanmasına, 556 sayılı KHK’nın 62/1-e maddesi gereğince dava konusu mallar üzerinde yer alan davacıya ait tüm marka ve logo yazılı etiketlerin, masrafı davalıya ait olmak üzere söküldükten sonra dava konusu malların davalıya iadesine, yed-i eminlik ücreti konusunda yed-i emin tarafından usulüne göre açılmış bir dava bulunmadığından, yed-i eminlik ücreti talebinin davalıdan tahsili talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.