Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/8492 E. 2016/3121 K. 21.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8492
KARAR NO : 2016/3121
KARAR TARİHİ : 21.03.2016

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2013/29-2014/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … nezdinde “…” ibareli marka başvurularında bulunduğunu, başvurunun…. resmi markalar bülteninde yayınlanmasını takiben, diğer davalı şirketlerin itirazda bulunduğunu, itirazın 25, 35 ve 41.sınıf yönünden kabulü sonrası, yeniden inceleme taleplerinin…’nun dava konusu nihai kararları ile tüm itirazların reddine karar verilerek marka başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilinin “…” başvurusu ile redde mesnet “…”, “… …” ve “…” markalarının esas unsurlarının “…” olduğunu, İngilizce’de gökyüzü anlamına gelen jenerik bir ibare olduğunu, davalının “….” ibaresinin yanında “…”, “…” gibi ibareler kullanıldığını, müvekkilinin markasının “…” şeklinde tek kelimeden oluştuğunu, markada yer alan “…” ibaresinin markanın esas unsuru olmadığını ileri sürerek,.’nun 2012-M-4165 sayılı kararının iptaline ve başvurularının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı…. vekili yanıtında özetle; başvuru dosyası işlem aşamalarını açıklamış, Enstitü işlem ve kararlarının usule ve KHK hükümlerine uygun olduğunu, dava konusu markaların ve itiraz üzerine çıkarılan malların benzer olduğunu, tüketici nezdinde söz konusu markalar arasında iltibas yaratacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı…. vekili, müvekkilinin tekstil ve mağazacılık sınıflarında 1991 yılından beri kesintisiz olarak kullandığını, davacının “…” markasını 2004 yılından itibaren otellerde kullandığını iddia etse de davacının bu markayı daha önce tescil ettirmediğini, bu nedenle davacının bu markayı kullandığına dair iddiasının yerinde olmadığını, davacının “…” markasının müvekkilinin tescilli “…” markasına benzer olduğunusavunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin “…” ve “…” unsurlu markalarının Türkiye’deki tescillerinin sahibi olduğunu,”…” markalarının 1980’li yıllardan beri 120 ülkede tescilli marka olarak korunduğunu ve kullanıldığını, Birleşmiş Krallık… ve Türkiye’de tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin … ve …kökenli “…..” ve “….” gibi markaları ile başvuru sahibine ait “…” markasının benzer olduğunu, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda açık bir şekilde marka başvurusunun müvekkiline ait markaların bir devamı şeklinde anlaşılabileceğini, davaya konu marka başvurusunun müvekkilinin markalarına karışıklık yaratacak derecede benzer olduğu gibi tescil ettirilmek istenilen sınıfında müvekkilinin tescilli ve tanınmış markasının kapsamındaki sınıflarda aynı olması neticesinde markaların halk tarafından karıştırılacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ortalama tüketicilerin redde mesnet markaları taşıyan mal /hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi, biri yerine diğerini alması riskinin yüksek olduğu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.