Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/8661 E. 2015/10518 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8661
KARAR NO : 2015/10518
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ : KİLİS SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2014
NUMARASI : 2014/443-2014/854

Taraflar arasında görülen davada Kilis Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2014 tarih ve 2014/443-2014/854 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka mudisi olduğunu ve bankanın Kilis Şubesi’nde vadesiz mevduat hesabı ile ek hesabının bulunduğunu, 06.07.2006-07.07.2007 tarihleri arasında belirtilen vadesiz hesabından 2.271,97 TL, aynı vadesiz hesaba bağlı ek hesabından da 1.467,18 TL’nin müvekkilinin bilgisi dışında internet üzerinden başka bir hesaba aktarıldığını ayrıca, müvekkilinin davalı banka tarafından verilen kredi kartlarında da internet üzerinden 6.380.TL dolandırıldığını ve bu durumdan davalının bildirmesi ile haberdar olduğunu, bunun üzerine 14.07.2007 tarihli dilekçe ile davalıya müracaat ederek vadesiz hesabından çekilen 2.271,97 TL, ek hesabında bulunan 1.467,18 TL ile kredi kartlarından dolayı uğradığı 6.380,00 TL zararı talep ettiğini, davalı tarafından verilen cevapta dolandırıcılığın kabul edildiğini, müvekkilinin kredi kartlarından çekilen 6.380,00 TL ile faizinin sigorta poliçesi kapsamında ödeneceğinin ayrıca, vadesiz hesaba bağlı ek hesaptan alınan 1.467,18 TL ile işlemiş faizinin de iade edileceğinin beyan edildiğini, davalı tarafından müvekkilinin 6.380,00 TL zararının karşılandığını ancak, ödeneceği belirtilen ve ek hesaptan çekilen 1.467,18 TL ile vadesiz mevduat hesabından çekilen 2.271,97 TL’nin ödenmediğini, müvekkilinin meydana gelen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalının gerekeli tedbirleri almayarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, 3.739,15 TL’nin temerrüt tarihi olan 14.07.2006 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kişisel bilgi ve şifrelerini koruyamadığını ve bu suretle zarara uğradığını, müvekkilinin gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, meydana gelen olayda herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı banka hesaplarında bulunan paranın üçüncü şahıslar tarafından internet bankacılığı erişim bilgi ve şifreleri bir şekilde elde edilerek farklı bir hesaba aktarıldığı ve nitelikli internet dolandırıcılığı suretiyle çekildiği, davacının üçüncü kişilerle el ve iş birliği içerisinde olduğu ya da başka bir şekilde kusurlu davrandığının kanıtlanamadığı, davalı tarafından hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötüniyetli kişilerin işlemlerine karşı korunamadığı, davalının bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, bu önlemleri kullanmayı müşterileri için zorunlu hale getirmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 3.739,15 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) no’lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, internet bankacılığı yolu ile davacı hesabından üçüncü kişiler tarafından çekildiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça, davacının hesabından çekilen 1.467,18 TL’nin, 22,86 TL faizi ile birlikte 10/08/2006 tarihinde davacı hesabına iade edildiğinin savunulmuş ve bu savunma doğrultusunda hesap özetlerinin ve taraflar arasındaki yazışmaların incelenmesi talep edilmiş, anılan savunmanın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirtilmiş olması karşısında, mahkemece bu savunma üzerinde durulmaksızın eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça dava dilekçesinde alacağın temerrüt tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte tahsili talep edilmesine ve uyuşmazlığın niteliği itibari ile de, alacağa avans faizi hükmedilmesinin talep edilebilecek olmasına göre, mahkemece hüküm altına alınan alacağa, bankadan talep edildiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizi olan avans faizine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.