YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8900
KARAR NO : 2015/12009
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2014 tarih ve 2014/271-2014/583 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirket tarafından keşide edilen ve müvekkiline teslim edilen çekin kaybolduğunu, davalıların meşru hamil olmadığını ileri sürerek çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiş; diğerleri davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 119/1-b maddesindeki düzenleme gereğince davacıya aynı Kanunun 119/2 maddesi gereğince verilen kesin süre içinde, davalılardan …, …, …’un tebligata yarar açık adreslerini bildirmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen davalılardan …, … ve …’un adreslerini bildirmemesi nedeniyle adresleri dava dilekçesinde bulunan davalılardan dahil davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK’nın 119. maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir. Öncelikle davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, …, … ve …’un dışındaki davalıların adreslerinin dava dilekçesinde yer aldığı, davacının dilekçede adreslerini belirtmediği davalıların ise verilen kesin sürede adreslerini bilmediğini bildirdiği dosya kapsamı ile anlaşılmıştır.
Davacı, davalının adresini dava dilekçesinde bildirmediği için kendisine verilen bir haftalık kesin süre içerisinde de davalıların adresini bulamadığı ve bulamadığını mahkemeye bildirdiği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Bu durumda mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse ilan yoluyla dava dilekçesinin tebliği gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece davalılar …, … ve …’un adres araştırması yapılarak adreslerinin tespit edilmesi, ancak adreslerinin tespit edilememesi halinde ise, 6099 sayılı Yasa ile değiştirilen 7201 sayılı Yasa’nın 21, 28 ve 35. maddeleri dikkate alınarak ve adresi dava dilekçesinde bildirilen davalılarada tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, adresi dava dilekçesinde bildirilmeyen davalıların adresi için gerekli araştırma yapılmaksızın, dava dilekçesinde adresi bildirilen davalıları da kapsar şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.