YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8984
KARAR NO : 2016/3903
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2015 tarih ve 2014/140-2015/129 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2012/6736 numara ile “ayakkabı” tasarım başvurusunda bulunduğunu, davalı şirket tarafından başvuru konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığı iddialarıyla tasarım başvurusuna itiraz edildiğini, itirazın … … tarafından kabul edilerek müvekkilinin tasarım başvurusunun reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hukuka aykırı … kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; başvuru konusu tasarımın daha önce kataloglarda yer aldığını, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; … kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu tasarım hakkında bilirkişi görüşü alınmasının gerekli olduğu, davacıya verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı, HMK’nın 324. maddesi uyarınca davacının talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasına dayalı vakıaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, … kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, bilirkişi ücretinin yatırılması için kesin sürenin verildiği 24.12.2014 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeretinin kabul edildiği, ancak oluşturulan ara kararların davacı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, davacı vekili mazeret dilekçesinde duruşma gününü …’tan öğreneceğini belirtmiş ve mahkemece duruşma gününün …’tan öğrenilmesine karar verilmiş ise de, kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için yerine getirilmesi gereken hususların bilinmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, kesin sürenin verildiği duruşma tutanağının davacı vekiline tebliğ edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.