YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/907
KARAR NO : 2015/5464
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/11/2013 tarih ve 2009/343-2013/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin halka açık bir anonim şirket olması nedeniyle müvekkili Kurul’un kaydında bulunduğunu, anılan şirket nezdinde Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen denetimler sonucu 3 Kasım 2002 tarihli genel seçim çalışmaları nedeniyle …’.den … Parti’ye kaynak aktarımında bulunduğunu ileri sürerek, kaynak aktarımına yol açan işlemlerin Sermaye Piyasası Kanunu’nun 46/c maddesi çerçevesinde hukuka aykırılığının tespit ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak da müvekkili partinin şirketin yaptığı harcamalar nedeniyle sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacının iddiasının dayandırdığı tanıkların anlatımlarının davacı kurul yetkililerince yasaya uygun olarak alınmadığı, bu tanıkların baskı altında ve bir arada ifadelerinin tespit edildiği, ancak ceza yargılaması sırasında üzerilerindeki baskı ortadan kalkan tanıkların davacı kurul yetkililerine verdikleri ifadelerinden döndükleri, bu nedenle davacının iddialarının dayanağının ortadan kalktığı, bilirkişilerce yapılan hesaplamaların da varsayıma dayandığı, bu varsayımların gerçek olduğunun kabulünde dahi fazlaca yapılan harcamaların davalı … yararına yapıldığının ispatlanamadığı, bu harcamaların kim adına yapıldığının da belli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.