YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9176
KARAR NO : 2015/10288
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : SULUOVA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/10/2014
NUMARASI : 2012/441-2014/394
Taraflar arasında görülen davada Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/10/2014 tarih ve 2012/441-2014/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin özel bütçeli kamu tüzel kişisi olduğunu, müvekkiline bağlı TF-11 (Merzifon) tank çiftliği sorumluluk sahasında bulunan vagon tahliye istasyonundaki akaryakıt yüklü sarnıçlı vagonlara davalı TCDD’ye ait fren katarlarının çarpması sonucu müvekkiline ait sarnıçlı vagon ile akaryakıt tahliye tesisatlarının zarar gördüğünü ve akaryakıt zayiatının meydana geldiğini, davalı tarafın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir biçimde çalışma yapması sonucu dava konusu hasarın meydana geldiğini, müvekkilinin toplam zararının 15.429,37 TL olduğunu ileri sürerek, 15.429,37 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hakem sıfatıyla yapılan yargılamaya göre; tarafların kusur oranlarının eşit olduğu gerekçesiyle 2.630,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununun 1.maddesi gereğince, umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyeler, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan, adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar, 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanunu’nda yazılı tahkim usulüne göre halledilir. Bir uyuşmazlığın 3533 sayılı Yasa hükümlerine göre bakılabilmesi için, davanın her iki tarafının da kanunun birinci maddesinde sayılan kamu kurumlarından olması gerekir. Taraflardan birisi kanunda belirtilen kamu kuruluşu değilse, davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılamaz.
Davalı TCDD Genel Müdürlüğü ise, 28.10.1984 tarihli 18559 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü gereğince ve 233 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 2. maddesinin 3. bendi ile kararnamenin ekindeki listeye göre, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4.maddesine göre, Kamu İktisadi Teşebbüsleri, bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tâbi olup, Genel Muhasebe Kanunu ile Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve Sayıştay’ın denetimine tabi değildir. Nitekim, davalı kurumun ana statüsünün 3. maddesinin 2. ve 3. bentlerinde, kuruluşun kanun hükmünde kararnamenin ana statü hükümleri saklı kalmak üzere, özel hukuk hükümlerine tâbi olduğu, Genel Muhasebe Kanunu, Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve Sayıştay’ın denetimine tâbi olmadığı da açıkça belirtilmiştir. 5018 sayılı Kanuna ekli genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerini gösteren (1) sayılı cetvelde de, TCDD Genel Müdürlüğü gösterilmemiştir. Bu durumda davacı TCDD’nin, 3533 sayılı Kanunda gösterilen daire ve kuruluşlardan olmadığı sonucuna varılmaktadır. O halde, TCDD Genel Müdürlüğü mecburi hakem yargılamasına da tâbi değildir. Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde hakem sıfatı ile mahallin yüksek dereceli hukuk hakimi görevli olmayıp, davada görevli mahkeme genel mahkemelerdir.
Kural olarak, 3533 sayılı Kanuna göre verilen kararlar, temyize tabi olmayıp, bu kararlara karşı ancak kararı veren hakeme itiraz edilebilir ise de, görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re’sen nazara alınması gerekir. Bu nedenle, hakemin, görevini aşarak yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.