YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9219
KARAR NO : 2016/4150
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2013/250-2014/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “…” ve “…+şekil” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “…” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı …’ye başvuruda bulunduğunu, 2011/08512 numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine müvekkili tarafından … ‘na itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak … tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin markaları ile davalı başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğu, tüketicilerin bu markayı, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını ileri sürerek 2013/M-4830 sayılı … kararının iptaline ve tescil edildiği takdirde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; … kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; tescil sınıflarının farklı olduğunu, davacı markasının tanınmışlık kriterlerini haiz olmadığını oysa “…” ibaresinin tanınmış marka kapsamında olduğunu, davacı markaları ve ticaret unvanı bakımından ayniyet ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; başvuruya konu markanın görsel işitsel ve anlamsal olarak davacı markasından farklı olduğu, davacı markasının özellikle iplik ve kumaş emtiasında yoğun kullanıldığı ancak tanınmış marka statüsüne erişemediği, davalıya ait markanın doğrudan davalı şahsı akla getirdiği ve davacı şirketle yada markasıyla karıştırılma yada onu çağrıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.